İnsanın gerçekte neleri reddedebileceği ancak o şanslar kendisine sunulduğunda yani gerçekten seçme şansı bulunduğunda belli olur. Hülasa, ben olsaydım diye başlayan cümlelerin içi, çoğu zaman görülmemiş bir rüyanın yeryüzünde kapladığı alan kadar boştur.
Kabına sığamayan bir kadının hayat hikayesini okudum. Çok farklı bir sürü açıdan hayranlık duydum bazı hareketlerini kabul etmedim yadırgadım, “ne kadar yanlış bir seçim yapmışsın” dedim. Ama şu net ki hangi çağda hangi coğrafyada olursa olsun farklı görüş, farklı bir yaşam tarzı arayışı, hayata farklı bir bakış açısı, yenilikçi yaklaşım, değişim, kolay kabul edilebilir şeyler değil. Önemli olan tüm baskılara rağmen duruşu bozmamak ve kararlı kalabilmektir. Furuğ Ferruhzad böyle bir kadınmış. Direndiği göğüs gerdiği, hayalleri uğruna kaybettiği onca şeye rağmen kendinden asla taviz vermiyor oluşu kendine olan öz saygısı hayranlık uyandırıcı. Şiir ile ilgilenen herkesin zaten yakından tanıdığı Furuğ’u bu kitap sayesinde benim gibi şiire mesafeli kişilerin de tanıması için mutlaka alıp okuyun diyorum. Keyifle okumanın yanısıra okurken iç hesaplaşmasalar yaşayacaksınız ve cesur bir hayata tanıklık edeceksiniz. Keyifli okumalar dilerim