Kitabevinde dolaşırken tesadüfen denk geldiğim bu kitap beklentilerimi boşa çıkarmamasının yanı sıra yazarına hayranlık duyduğum bir kitap oldu. Öncelikle kitabın yazarı ile ilgili birkaç dipnot söylemek isterim; ki bu bilgiler kitabın ön sözünde zaten mevcut. Gabrielle Zevin 1977 doğumlu çok genç bir yazar. Üstelik yazdıklarıyla dikkat çekmeye henüz 14 yaşındayken başlamış. Guns 'n' Roses konseri ile ilgili yazdığı öfkeli bir mektup herkesin dikkatini çekmiş ve mektubu gönderdiği gazete, kendisine müzik eleştirileri yazabileceği bir köşe vermiş. Harward Üniversitesi mezunu bu genç bayan sadece roman değil filmleştirilmiş senaryolara da imza atmış. Birazdan bahsedeceğim kitabı ise kendisinin 8.romanıymış. 2014 Nisanında Amerika ile eş zamanlı olarak 18 ülkeye kitabın telif hakları verilmiş ve bizde de ilk baskısı böylelikle yapılmış.
Şimdi de biraz kitabın ardından bende kalanları aktarayım
Kitabın arka kapağında da belirtildiği üzere bu kitap, hayata küsmüş bir adamın yeniden doğuşunun, hayattan zevk almaya tekrar başlamasının, ona bunu bahşedenlerin hikayesi. A.J.Fikry'nin kitaba adını veren huysuzluğu karısını kaybettiği gün başlıyor. Müthiş bir aşkla birbirlerine bağlı olan bu çifti bir trafik kazası ayırınca A.J kendini uzunca bir müddet toparlayamıyor. Karısı Nic ile birlikte sessiz sakin bir adada açtıkları kitabevini (adadaki tek kitabevini) işletmeyi, karısının anısını yaşatmak için sürdürüyor. Ancak sadece kendine has beğenileri olan bay Fikry'nin bu kitabevini işletmesi çok da kolay olacakmış gibi görünmüyor. Çeşitli yayıncılarla yaptığı satış toplantılarında yayıncıların akıllarında kalan tek şey bu adadaki tek kitabevinin sahibi oldukça aksi bir adamdır ve ona alelade kitaplar satamazsınız. Bestsellerlardan asla hoşlanmaz, kıyamet sonrasını konu edinen