Kitabı okuduktan sonra keşke ben de bir Sayuri Komaçi olabilseydim diye düşündüm.
Ya da hiç olmazsa keşke bir Sayuri Komaçi ile karşılaşma ihtimalim olsaydı…
Tokyo’da çok tatlı bir kitapevinin nev-i şahsına münhasır kitapçısı… Dış görünüşüne baksan hafif korkutucu heybetli bir yapısı var ama kalbi pamuk gibi.
Eğer şu soruyla karşılaşıyorsan hayatın değişiyor demektir: “Ne arıyorsun?”
Bu soruya dürüst içten bir cevap verdiğin takdirde karşılığında alacakların hayatını değiştirecek.
Birbirlerinden habersiz ama aslında hayatın görünmez ipleriyle bağlı beş kişinin hayatının pozitif anlamda nasıl değiştiğini okuyoruz.
Kitap çok sıcacık tam kış ayları için al salepini gir battaniye altına oku mutlu ol kitabı.
Bulursanız honeydome kurabiyelerinden de satın alın hatta :))
Şiddetle tavsiye ediyorum
Keyifli okumalar dilerim
Sadece ileriye bakarsan görüş alanın dar olur. Bu yüzden ben de ne zaman sıkışıp kalsam ya da ne yapacağımı bilmesem, hemen görüş açımı genişletmeye çalışıp kendime omuzlarını gevşet ve yengeç gibi yan yana yürü diyorum.
Kitabın içinden yayınevinin hazırladığı çok özel bir kart çıkıyor. Bu kartın ilk cümlesi şöyle:
Her kitap bir olasılık. Her olasılık bir uyanış. Ve her uyanış yeni bir başlangıç.
Bu kartta yazanları okuyunca Epifani kitaplığının çok özel bir kitaplık olduğunu ve bu kitaplığın büyümesine, gelişmesi ve değişmesine şahit olmak istediğimi anladım. Okuyan us için bu açık bir çağrıdır bizi fazla bekletmez umarım
Kitap hemen ve kolaylıkla okunuyor ancak bittikten sonra düşünmeyi gerektiriyor.
Yazar bu kitabı henüz doğmamış çocuklarına yazmış. Ana fikir de şu ki, hayattaki seçimlerimizi bilinen kabullere göre değil de kendi iç sesimize göre yaparsak daha mutlu ve tamamlanmış hissedeceğimiz.
Hepimizin hayatında “hamam böcekleri” mevcut. Bunlar kişiler, olaylar, hayal kırklıkları, üzüntüler, haksızlığa uğramalar, yorgunluklar, hastalıklar… aklınıza ne geliyorsa her şey olabilir. Mühim olan onlara bildikleriniz ya da size anlatılan öğretiler ile değil yeni doğmuş bir bebek gözüyle bakabilmeniz, bu sayede hamam böceklerini nasıl tutmanız gerektiğini kendiniz bulacaksınız. Ne de olsa,
“Korktuğumuz şey, onun ne olduğu değil, ona dair inadıklarımızdır.”
Kitabın illustrasyonları da kocaman bir övgüyü hak ediyor. O kadar müthiş bir hayal gücü ile çizilmişler ki. Satırları okuyunca kafamda canlandırdığım imgelerin daha iyisini karşımda görmek keyifli bir deneyimdi.
Kapkara sayfalar sanki bir mezardaymışım gibi hissettirdi gerçekten.
Yazı ve görselliğin mükemmel uyumuyla ortaya çıkan şeyin etkileyiciliği kat kat artmış.
Alıp okuduğuma pişman olmadığım çok beğendiğim bir kitap olmuş emeği geçenler beni duyamaz okuyamaz ama hissederler belki ellerine sağlık diyorum.
Tavsiye ediyorum
Keyifli okumalar