“Hans Castorp kitapların kendisine ait olmasını istediğini söyledi - insanın kendisine ait bir kitabı okuması başka oluyordu; üstelik kalemini eline alıp istediğin yeri çizebiliyordu.”
“... Tepesinden tırnağına kadar Selma doldu. Ağzından, burnundan çıkan nefes odur. Bütün bunları bir kaçış mı yaptı? Bir kaçış, ne saltanat! Kaçmak, sevgiliden kaçmak, sevilmek için kaçmak, fakat kaçabilmek. Ben kaçabilir miyim?”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ne güzel sevmek ve sevilmek. Dış görünüşünü hiçe sayarak sevmek.
Victor Hugo aşkın en güzel halini “sözde” bir canavar üzerinden anlatmış. İçindeki merhametten yoksun güzelliklerin bu canavarı örnek almasını umut ediyorum.
Victor Hugo Notre Dame’nin yıkılmasına engel olmak için bu şaheseri yazmış ve istediği sonuca ulaşmış. Paris’te büyük bir yankı uyandıran bu kitap daha sonra dünyada da büyük bir yankı uyandırmış.
Esmeralda ve Quasimodo o kadar çok etkiledi ki beni son sayfaları okumak istemedim resmen. Aşkın ve vefanın arasında gidip gelen Quasimodo beni çok yaraladı.
Başlarda özellikle mimarının tanıtım kısımların da aşırı sıkıldım ama iki yüzden sonra kitap su gibi aktı. Okudukça okuyasım geldi. Çok güzeldi, klasikler göz korkutuyor ama bi başladın mı o mükemmel hikayelerin içinde kayboluyorsun. Bir de eleştirilerini din adamlarının iki yüzlüğünü en güzel örneklerle açıklamış. Sadece onun mu kralların ve derebeylerin ikiyüzlüğünü gözler önüne çok güzel seriyor. 19. yüzyılda yaşanan bu olayların 21. yüzyılda da yaşanması ne kadar üzücü. Aslında bir bir değişimin olmadığını görüyoruz.
Kesinlikle okuması gereken bir kitap. Hem tarih, hem felsefe, hem sosyoloji ve en önemlisi din bilgisini çok güzel anlatmış.
Kitapla Kalın. Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo
“O zaman acıyla güldü ve aniden birinin darağacına, diğerinin cehenneme gönderen ölümcül tutkusunun, bu yıpratıcı, zehirli, nefret dolu, dizginsiz aşkın en kasvetli yanını düşündüğünde yüzü yeniden soldu: Biri mahkûm olmuş, diğeri lanetlenmişti.“
Sayfa 386 - işbankası kültür yay., VI. baskı Mayıs 2017, istanbul·Kitabı okudu