Kızıl HasatDashiell Hammett
1929 yılında yazılan Kızıl Hasat, Amerikalı dedektif romanı yazarı Dashiell Hammett'ın ilk romanı. Hammett'ın eserleri klasik mertebesindedir. Hammett, gerçek hayatta da bir büroda dedektiflik yapmıştır. Hard-Boiled/Noir türlerde eserler kaleme alan Hammett, Amerika'da gerçekçi dedektif romanlarının öncüsü. Türü değiştiren bir yazar. Hammett polisiyeyi İngilizlerin aksine sokağa taşır. Günlük dil ve argo kullanır, basit karakterler çizer entelektüel dedektif tiplemesine karşı. Çürümüşlüğü, kokuşmuşluğu, yozlaşmayı arkasına alır, çizdiği ana karakter bile yozlaşmış, çürümüş, suç işlemekten çekinmeyen, hile yapan, çoğunlukla işi şiddetle çözen, sert tiplerdir. Bir de olmazsa olmaz femme fatale tiplemesinde kadın karakter. Hard-Boiled ve noir romanlar böyle doğar.
Bu kitapta mekan Personville. Bir maden şehri burası. İşçiler grevde, yeraltı dünyası etkin. Ahlaksızlık, rüşvet, yolsuzluk diz boyu. Personville'de yaşayan gazeteci Donald Willsson, San Francisco'daki Continental Dedektiflik Şirketi'nden yardım ister ve şirket şehre bir dedektif gönderir. İsimsiz dedektifimiz şehre gelince Donald'ı ölü bulur ve katili de yakalar ancak işler bitmiş değildir, şehrin temizlenmesi lazımdır.
Kitapta öncelikle çok fazla karakter olduğunu söylemeliyim ve her olay çok hızlı gelişiyor. Bu anlamda akıcı aslında, sürüklüyor. Ama bir yandan kafa karıştırabiliyor. Çok değişik bir roman, mesela ben en son 18 ölü falan saydım okurken, kitapta kaç kişinin öldüğü belli değil tabiri caizse. Hard-Boiled ile noir hemen hemen aynı türe işaret eder ancak aralarındaki temel fark, hard-boiled dedektif romanları daha çok toplumsal sorunlara değinir, odak noktası toplumsal çürümedir, noir dedektif romanları bireysel sorunlara değinir, karakterin derdi kişiseldir ve toplumdan daha çok
KuşlarDaphne du Maurier
1952 yılında ilk baskısını yapan Kuşlar, Daphe du Murier'nin en bilinen eserlerinden birisi. Benim yıllardır çevrilmesini istediğim bir eserdi ve İthaki Yayınları tarafından dilimize çevrildi. Ancak Kuşlar ilk kez çevrilmiyor, 1973 yılında Gündüz Yayınları tarafından çevrilmiş ve baskısı bulunmuyor haliyle.
Bu kitap, kısa hikayelerden oluşan bir öykü kitabı. Kitaba ismini veren Kuşlar öyküsü ile birlikte 6 tane öykü bulunuyor içinde. Kuşlar, Monte Verita, Elma Ağacı, Basit Bir Fotoğrafçı, Son Bir Öpücük ve İhtiyar isimli öykülerden oluşuyor. Öyküler kısa tabirle korku öyküleri ancak bana göre korku hikayeleri demek zor bunlar için. Mesela Basit Bir Fotoğrafçı öyküsünün korku ile alakası yok. O meşhur Kuşlar öyküsünü ise beğenmediğimi söylemeliyim, çok basit bir öykü. Ancak Monte Verita isimli öykü tüm diğer öykülerden sıyrılıyor bana göre, en güzel öykü oydu.
Öykülerde ilk dikkat çeken unsur, du Murier'nin korkuyu doğa ile ilişkilendirmesi, daha doğrusu doğadaki bir unsura yüklemesi. Her öyküde doğaya ait bir unsur kullanılarak gerilim sağlanmaya çalışılmış. İnsan - doğa ilişkisi göz önünde öykülerde. Dünya üzerinde insan mı daha etkindir, doğa mı daha etkindir sorusu da sorulabilir belki. Du Maurier, insanın acizliğini doğanın eliyle hicvediyor.
Kuşlar, 1963 yılında Alfred Hitchcock tarafından sinemaya uyarlandı. Zamanına göre iyi filmdir ancak bu filmin tam olarak du Maurier'nin eserinden uyarlandığını söylemek doğru olmaz. Hitchcock, bir gazetede gördüğü ve etkilendiği bir olaydan sonra du Maurier'nin öyküsü ile bunu harmanlamış ve filmi öyle çekmiş. Hitchcock'un Rebecca ve Jamaica Inn isimli filmleri de du Maurier'nin eserlerinden uyarlanmıştır.