Oğlu, iki üç yaşına gelince babayı tanımaya başladı tabii ve hep cezaevi ortamında gördü onu. Babaların ayrı bi evde oturduğunu, o evin de hep demir kapıları olduğunu sanıyordu. Nerede bir demir kapı görse, sevinçten çığlıklar atıyordu, "babamın evinin önünden geçiyorum," diye... Ona gerçeği beş yaşlarına gelince açıkladık.
Toplumun, kadınları annelik hapishanesine tıkmaktaki ısrarı boşa değildir. Arzu ve eğilimlerinin peşinden gidip bir anda dünyayı tersine döndürecek potansiyelini kullanmaktansa, sadece annelik görevine değer görülmek, kadına en büyük tuzaktır.
Politikacıların gazetecilerden korktuğu bir dünyanın ne anlama geldiğini düşün ; sonra da gazetecilerin politikacılardan korktuğu bir dünyanın ne anlama geldiğini...