"Tanrı varsa -ki ben olmadığına gerçekten inanıyorum- insan aklının sınırları olduğunu da bilir. Yoksulluğu, haksızlığı, açgözlülüğü, yapayalnızlığı, bütün bu karmaşayı o yaratmadı mı? Mutlaka çok iyi niyetlerle girişmiştir bu işe, ama sonuçlar bir felaket. Tanrı varsa bu dünyayı erkenden terk etmeyi seçen yaratıklara karşı cömert davranacaktır, hatta bizi burada vakit harcamaya zorladığı için özür bile dileyebilir"
Ama bazen olmayacağını anlarsın. O dili öğrenmeye çalışmak, o uğraşı verirken seni mutlu eden yorucu kafa patlatmalar artık eziyete dönüşür. Keyif almaz olursun. İşte orada durmak gerekir, durup düşünmek ve de vazgeçmeyi bilmek gerekir. Başka dil öğrenirsin. Başka şarkılar dinlersin, başka yere uçak bileti alır, başka kurslara gidersin. Başarısızlık olarak görebilirsin ama bana göre olmayan, olamayacak şeyden vazgeçmek en büyük başarıdır.
Aşk insanın iradesini çalıyordu; çalıyor, ortadan ikiye bölüyor, buruşturup atıyordu. Aşk, insanı normal şartlarda asla kabul etmeyeceği bir muameleye razı gelmeye mecbur ediyordu.