deruniokur

Puan vermedi·475 syf.··
2023 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2023 21:09
En sevdiğim yazarlardan birinin kitabına başlama sevinciyle elime aldım. Çünkü her eseri ayrı etkiledi. Bu kitapta beni çok etkiledi ancak ne yazık ki olumlu yönde değil Şöyle özetleyebilirim klasik bir aşk öyküsü yazar araya girer duygu dünyalarını tahlil eder ancak bu aşk öyküsü öyle masumane değil,iğrenç diyebileceğim ölçüde rahatsız etti.Çünkü pedofili başta olmak üzere , tiksinç olarak nitelendirebileceğim detaylar da içeriyor ne yazık ki… Bu kadar sevdiğim bir yazardan böyle bir kitap okumak ne yazık ki tam bir hayal kırıklığı oldu benim için.
Bitmeyen AşkPınar Kür · Everest Yayınları · 2003484 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·195 syf.··
Beğendi
·
2022 28. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2022 22:35
Kadının gizli yeri ağzıdır. Kadının ağzı başına örttüğü yemeninin ucuyla sarılıyor. Açsa açsa yemek yerken açabilir. Onu da erkekle yemez. Bir ailenin ayrı, kadınları ayrı yerler yemeği. Bundan başka sesi de gizlidir kadının. Rastgele herkesle konuşamaz kadın. Hele bir genç kız ya da gelin, kendinden büyük erkeğe, kadına, özellikle akrabaya el veya baş işaretiyle bile meram anlatamaz. Yüzüne bakamaz. Eğer,”dünyada harcadığımız soluğun hesabını öbür dünyada vereceğimiz” doğru ise, köy kadını mutludur, kazançlıdır. Küçükler, büyüklere karşı çok saygılı köyde. Kadının erkeğine karşı saygısı ise, ondan da çok. Ama kocasından korkusu kat kat fazladır. Oysa uygar yaşamda kadına verilen önemin tam karşıtı, köy erkeğinin gözünde kadının hiçbir değeri yok gibidir. Yalnız yeni evlendiği zamanlar, belki dişilik yanı onu biraz ilgilendirir. Buna karşılık, kadın erkeğine kul köle olur. Bir dediğinden dışarı çıkmaz. Erkek uzanır yatağa:”Avrat şöyle et, böyle et…” diye buyruklar yağdırır. Kadının haddi mi,”Herif şu da şöyle olsun “demek…Kadının ahlak ve ciddiyeti, erkeğe saygısının derecesiyle ölçülür. Erkek döver, söver, kol kanat demez kırar, ağlatır, sızlatır, beriki “gık” demez. Diyemez ki…Erkeğinin yasakladığı şeyleri yapmamaya çalışır. Ama çok kere, erkek, ortada bir şey yokken, en olmayacak nedenle dövdüğünden,kadın ne yapmak gerektiğini kestiremez. “Hayat arkadaşı” kavramını, köy erkeği benimsemez. Yaş ilerledikçe, dişi de gözden düştü mü, tamam… Çok sevdiğim yazarımız @semasoykan ‘ın #keşke adlı kitabında bahsettiği bu eseri okuyunca beni çok etkileyen bazı bölümleri bu şekilde paylaşmak istedim. Genç bir öğretmenin 1950’li yıllarda Orta Anadolu’da ki gerçek yaşamı anlattığı başyapıt olarak da kabul edilen bu kitabı okumanızı tavsiye ederim meraklılarına..
Bizim KöyMahmut Makal · Literatür Yayıncılık Dağıtım · 20241,562 okunma
9/10
·302 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2022 10:55
”Kimseye söyleyemeden, içimde kaldı kayboldu,” dediğim düşüncelerin, duyguların aynası olsun. Kimse dinlemiyorsa beni—ya da istediğim gibi dinlemiyorsa—günlük tutmaktan başka çare kalmıyor. Canım insanlar!Sonunda, bana, bunu da yaptınız. İçim bir şey istemiyor ne var ki. İnsanlarımızın ilgisizliği, uzaklığı da canımı sıkıyor. Bir şeyler gelip gidiyor, rüyalarımda bir şeyler oluyor….Aslında çok vaktim var, içim karışık. Arabanın kapısını açtım arıza olunca. Sanki her şey eskisi gibiydi. Motordan anlamıyordum. Vidalar, teller, şişeler bana bir şey söylemiyordu. Sonra endişelendim: benim vücudumda da belki neler olmuştu?İnsan vücudundan da anlamıyordum. Yıllardır iyi kötü çalışması yeterli miydi? Arabada da daha düne kadar bir şey yoktu. Acaba anatomi patoloji filan mı çalışsam?dedim. Tamirciler de söylüyor: önceden belli eder diyorlar. Sesler değişirmiş. Peki anlamayanlar ne yapmalı o halde? diye soruyorum. Belirli sürelerde bakım yaptırmalıymış. Ben de bir hastaneye mi yatsam? Sonra hiç bir şey olmamış gibi kaldığım yerden yaşamaya devam ediyorum. Başıma gelecek olayları , yani yapmayı tasarladığım basit işleri göz önünde tutarak endişeleri, önümdeki olayın sonuna kadar erteliyorum. Bugünlerde umutsuzluk var: boyumdan büyük işlere giriştim galiba. Şimdi geri dönmesi de zor. Bu yüzden görünüşte bir şeyler olmak için çabalıyorum. Ne olursa olsun bana saygı göstermelerini istiyorum. Bana istisnasız herkes kızıyor; kafalarındaki “ beni” bozduğum için.Ben onların hayallerinde tutarlıyım. Belki kendi hayalimde de tutarlıyım. Yaşarken bu iki tutarlığın da dışındayım. Her şeyle sırasında alay ettiğim halde kendimi gülünç durumlarda buluyorum. Yazarın son yıllarındaki yalnızlığını paylaşmış olduğu Oyunlarla Yaşayanlar kitabının oluşumunu da
GünlükOğuz Atay · İletişim Yayınları · 20207,3bin okunma
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2021 65. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2021 23:25
Alaz, iyi bir kariyeri olan, kendi ayakları üzerinde duran çok güzel ve yalnız bir kadındır. Hayatın anlamını sorgulamaya başlar, kötü alışkanlıklarıyla etrafına bir duvar örüp kendini iyice yalnızlaştırır. Devamından bahsetmeyeceğim ama sonunda öyle bir ters köşe oluyorsunuz ki o satırları galiba yanlış okudum düşüncesiyle tekrar tekrar okudum. Psikoloji ve felsefi bir roman olmasına rağmen yazarın son derece anlaşılır ve akıcı dili hiç sıkılmadan bilakis elinizden bırakmadan okuyacağınız ve yer yer sizi de içine çekip sorgulamaya , düşünmeye itiyor ki kendinizden de pek çok şey bulucağınıza eminim. Beynimizin ve bilinçaltımızın nasıl bir işleyişe sahip olduğunun bir kez daha farkına varıp şaşırıyorsunuz. Çok keyif alarak okudum ve altını çizdiğim öyle çok yerler oldu ki , okumanızı tavsiye ederim.
Anlamsızlığa TutunmakDeniz Kenan Kılıç · Truva Yayınları · 202039 okunma
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2021 62. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2021 11:07
Gerçek olaylar üzerine kurgulanmış bir casusluk romanı. Kaynaklardan yararlanarak Akıncıları ve onların çok önemli bir kolu olan Osmanlı Casuslarının Avrupa’daki faaliyetlerini önemli bir olay üzerinden kurgulayarak bir film tadında elinizden bırakmadan okuyacağınız bir eser. Fatih Sultan Mehmed’in zekasına ve Osmanlı askerlerinin toprakları için mücadelelerine bir kez daha hayran kaldım. En çok da Rampalı’daki İsa dayıyı merak ettim kitabın sonunda. Ben çok severek ve keyifle okudum dilinin sadeliği ve kurgusuyla bir çırpıda okunacak bir roman. Keyifli okumalar
Sultan Mehmet'in CasuslarıHalil Yaşar Kollu · Lopus Yayınları · 2018939 okunma