Hafiz Qaraşlı

Ben büyük yaratılmışım, bedenimin kölesi olmaktan daha büyük şeyler için doğmuşum. Ben bu bedene, özgürlüğüme geçirilmiş bir zincir gözüyle bakarım. Kaderimin darbelerine karşı tutarım bu bedenimi, ama darbelerin orada durması içindir bu, bedenimden ruhuma hiçbir yaranın işlemesine izin vermem. Haksızlıklara göğüs geren yanım, bedenimdir. Bu bağımlı meskende bağımsız bir ruh yaşar. Bu ten beni hiçbir zaman korkuya, iyi bir insana yakışmayan riyaya sürüklemeyecek. Hiçbir zaman bu küçücük beden uğrunda yalana başvurmayacağım. Gerekli gördüğüm anda onunla ilişkiyi keseceğim. Şimdi bile -ki hala bağlıyım ona- eşit koşullarda ortak değiliz: Ruhum tüm haklarını elde edecektir. Bedeni hor görmek kesin bir özgürlüktür.
Sayfa 219·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kimi zaman uzaya bakar gibi hayranlıkla, kendimden geçerek seyrediyorum onu, çok kez de yeni bir seyirci gibi bakıyorum ona. Böylece bilgeliğin yarattıklarına, yaratıcılarına saygı gösteriyorum. Birçok atalarımın mirasına ayak basmışım gibi hoşuma gidiyor bu. Benim için yaptılar bu kazançları, benim için çabaladılar. Ama biz de iyi bir aile babası gibi olalım, aldıklarımıza yeni kazançlar ekleyelim. Bu mirası yeni kuşaklara daha büyük devredelim. Günümüze yapılacak birçok iş kaldı, birçok da yarına kalacak. Bin yıl sonra da yeni bir şey eklemek fırsatından yoksun olmayacak kimse. Eski insanlar her şeyi bulmuş olsalar da, başkalarının bulduğu bilgilerin uygulanışı, anlayışı, düzene konması hep yeni şeyler olacaktır.
Sayfa 213·Kitabı okudu
Hiçbir şey acı kadar çarçabuk nefrete dönüşmez. Acı tazeyken bir avutucu bulur kendine, kimi insanları çeker yanına; sürüp giderse de gülünç olur, yanlış değildir çünkü bu; ya yapmacıktır ya da deliliktir.
Sayfa 211·Kitabı okudu
Başka dostlarımız varsa, bu tek kaybımız için bizi avutmayı başaramazlarsa, onlara iyi davranmıyor, değer vermiyoruz demek. Eğer başka dostlarımız yoksa, biz kendimize kaderin yaptığından daha büyük bir haksızlık yapmışız demektir zaten. Kader, elimizdeki tek dostu aldı, biz de dost edinemediğimiz her kişiyi kaçırdık elimizden. Sonra tek bir dosttan başkasını sevemeyen kişi, o dostunu da çok sevmiş midir acaba?
Sayfa 210·Kitabı okudu
"Nasıl ki kimi meyvelerin tatlı bir sertliği varsa, nasıl ki çok eski şarapların o hafif burukluğu hoşumuza gidiyorsa, ölmüş dostlarımızın anısı da öylece tatlıdır bizim için. Aradan uzun zaman geçti mi, sızlayan her şey yatışır, durulur; bize pürüzsüz bir zevk kalır."
Sayfa 209·Kitabı okudu