Lexa

Lexa
@CherryinLibrary
instagram: cherryinlibrary
8/10
·312 syf.··
2024 6. kitabı
Bu zamana kadar okuduğum gerilim romanlarında hep olmuş bir olayın çözüm sürecini konu aldığını fark ettim. Bu roman ile bir kurbanın açısından okumanın ne kadar farklı şeylerin hissedilebileceğini anladım. Bu psikolojinin işlenmesinin ne kadar zor olduğunu tahmin edebiliyorum, yazar oldukça güzel işlemişti. Kurban psikolojisini fazlasıyla hissetim ve Jane için üzüldüm. Kendi hâlinde yaşayan normal bir insanken, her zaman yaptığı şeyleri yaparken bir anda bu duruma düşmesi çok üzücü. Şimdiki insanların acımasız ve takıntılı duruşlarını düşününce tüylerim diken diken oldu, defalarca umarım gelecekte karşımıza düzgün insanlar çıkar dememe neden oldu. Ayrıca bir insanın algısıyla oynayıp, manipüle edebilmenin kolay olduğunu çok iyi bir şekilde anlatıyordu. Yinede romanın sonunun nasıl geldiğini anlayamadım. Her şey çözülüyor, kızımız farkına varıyor ve yeni bir başlangıç yapacak gibi oluyor tam o sırada kitap bitiyor. Bu yüzden sonu biraz yetersiz geldi. Tabii, kısa kesmesi bazı kişiler için daha ilgi çekici bir son sayılabilir. Ama benim fikrimce sonu daha farklı olsaydı daha güzel olurdu. Okumanızı tavsiye edebileceğim çerezlik bir kitap. Psikolojik gerilimi güzel işliyor ve duyguları iyi yansıtıyor. Sanırım daha çok kurbanların konu aldığı kitap okumalıyım. Psikolojik gerilim açısından daha iyi örneklerini okuyanlar vardır, Sessiz Hasta onlardan biri. Bu tarz kitaplarla karşılaştırmayınca kendi açısından yeterli bir kitap.
Meçhul JaneLaurie Faria Stolarz · Yabancı Yayınları · 202268 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·328 syf.··
2024 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2024 14:20
Uzun zamandır okumak istediğim seriyi sonunda kendime yılbaşı hediyesi olarak almaya cesaret ettim. Şaşırtıcı bir şekilde sipariş ettikten bir gün sonra elime ulaşan bu seriye olan hevesim hemen alıp okumama neden oldu. Büyük bir hevesle başladım. Zaten halihazırda her bu tarz kitapların öncesinde çizimlere, alıntılarla ve tiktok videolarına bakma huyumdan dolayı fazlasıyla merakla dolmuştum. Bence güzel bir ilk kitaptı. Kısa sürede büyük bir merakla okuyup bitirdim. Cinder'ı da fazlasıyla sevdim. Sayborg parçaları olsun, yaşadıklarına rağmen güçlü duruşu olsun fazlasıyla sevdiğim bir karakter oldu. Bir makenik ustası olması ayrı bir hoşuma gitti. Nedense, ona çok yakıştırdığım bir meslek oldu. Kai'nin bile neden ondan çabucak hoşlandığını kolayca anladım. Kai demişken... Hem (serinin geri kalanı boyunca) onun için üzüldüm, hemde bu kadar nazik ve tatlı bir genç olmasından dolayı fazlasıyla hayran kaldım. Resmen centilmenlik kavramına uyuyan bir erkekti. Bu tarz erkeklere hasret kaldığımızı fark ettim. Kitap boyu Kai'nin iyi bir prens, iyi bir imparator olduğunu; aynı zamanda çaresizligini de hissetim. Sanki onu çok iyi tanıyormuş gibi tavsiye vermek istedim. Sanırım kendine yakın hissetirdigindendi bu düşüncelerim. Sonlara doğru serinin geri kalanında ne olacağını merak ederken buldum kendimi. İkinci kitaba başlamam uzun sürmedi. Eklemeden edeyeceği İko o kadar hoşuma giden bir karakter oldu ki, serinin geri kalanında bile onun olduğu sahneleri büyük bir keyifle okudum. Bu güzel başlangıç kitabını herkese tavsiye ederim, ilginizi çektiği vakit sizi serinin içine sürükleyecek zaten! Karakterler arkadaşınız, onların davası sizin davanız olacak. Seri akıp gittiğinde ise onları özleyecekseniz. Ben çoktan özledim :(
CinderMarissa Meyer · Artemis Yayınları · 20237,1bin okunma
10/10
·128 syf.··
2023 20. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2023 23:20
Öncelikle ben bu kitabı okumaya başladığımda bir vampir kurgusu olduğunu bilmiyordum. Sadece kitaplığımda görüp, okumaya karar verdiğim bir kitaptı. Kargoyu beklerken çerezlik olur diye düşünmüştüm ve bir günde biten kitap, oldukça hoş bir çerezdi. Kitabın anlatımı benim içime işledi, merakla sayfalarını çevirmeme neden oldu. İki kızın kurduğu bağı okumak beni çok mutlu etmişti. Tatlı bulmuş sayfalarını hevesle çevirmiştim. Sonra oraya geldim, gerçeği öğrendiğimiz yerlere... Şaşkına uğradım, sadece genç kızlar hakkında tatlı bir hikaye sanmıştım. Ama öyle olmaktan yeterince uzakmış. Kitabın o havasına, gerçeklerine kapıldığım anda ise eğer rastlaşsaydık Carmilla'nın beni de kolayca büyüleyebileceğini anlamış oldum. Sanırım kolayca tükettiği kızlardan birisi olurdum. Kitabın ne olduğunu bilerek, bilinçli bir şekilde tekrar okumayı planlıyorum. Konusuna uygun düşününce oldukça beğendim, sonlarda vampirler hakkında verdiği bilgilerde ilgimi çekti. Orayı büyük bir odakla okudum. Bu konuya merakı olanlar için bilgilendirici tarzdaydı, bu konuda bir şeyler yazılmak istenirse referans olarak bile kullanılabilir bence. O yüzden ayrıca hoşuma gitti. Eğer bir vampir kitabına ihtiyacınız varsa kesinlikle tavsiye ediyorum. Kitabın kısa sürede, bana yaşattığı duygular oldukça fazlaydı. (Belki konusu hakkında bilgi sahibi olmadan okuduğum içindi.) Normalde huyum olmasa bile konusunu bilmeden okumanın, duyguları yoğun yaşattığını fark ettim. Belki ilerleyen zamanlarda rastgele kitapları okumaya devam ederim. Tabii, o kadar rastgele değil. Etrafta birkaç kez görmem yeterli.
CarmillaSheridan Le Fanu · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20186,4bin okunma
10/10
·336 syf.··
2023 18. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2023 13:28
Mitolojiyi çok seviyorum, kitap okumayı çok seviyorum, bu ikisinin birleşimini ayrı seviyorum. Yazarın ilk kitabı olduğunu öğrenince çok şaşırdım. Anlatımı ve mitolojik olayları ele alışı o kadar güzeldi ki bana sunduğu bu bakış açısını çok sevdim. Eğer mitolojiyi seviyorsanız, olayları tanıdık tanrıların gözünden değilde o kadar da tanınmayan devlerin ve cadımızın gözünden görmek size yeni bir bakış açısı kazandıracak İtiraf etmem gerekirse mitolojiyle ilgilenmeme rağmen Angrboda'yı o kadar tanımıyordum. Hel'in, Fenrir'in ve Jormungundr'n annesi olması dışında benimde o kadar dikkatimi çeken birisi değildi. Bu ismi değerlendiren kitap, herkesin içinde bilindiğinden daha fazlası olduğunu güzel bir şekilde hissetirdi bana. Bir annenin mücadelesi vardı, çocukları için kadere ve tüm Dokuz Âleme meydan okuyabilecek bir annenin. Angrboda o kadar harika bir anne, cadı ve eşdi ki hayatın ona daha nazik davranmasını isterken buldum kendimi. Normalde Loki haylazlığı ve şakacı kişiliği ile favori tanrım olmuştur hep ama bu kitapta Angrboda ile birlikte ona bende kırıldım. Belki kader değiştirilemez bu bir gerçektir ama Loki'nin Angrboda'ya yaptığı bana yapılsaydı onun gibi affedici bakamazdım. Yine de bana affetmeyi öğretti. Angrboda ile beraber affettim onu. Yine de artık Skadi favori tanrıçam olabilir. Skadi demişken kitap boyunca her şeyine hayran olduğum bir karakterdi. O kadar hoş ve temiz kalpli bir kadındı ki mitoloji araştırmalarında pek üzerinde durmadığım bu kadına hayran kaldım. Kesinlikle kitap sayesinde favori tanrıçam olacak. Sonlarda Skadi ve Angrboda sahneleri kalbimi tam anlamıyla pırpır ettirdi. Keşke ikisinin daha fazla zamanı olsaydı. Başından beri sadece ikisi olsaydı nasıl olurdu diye düşündüm ister istemez. Sonra defettim o düşünceleri. Günlerini beraber
Cadının YüreğiGenevieve Gornichec · İthaki Yayınları · 20223,139 okunma
10/10
·272 syf.··
2023 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2023 16:12
Beni fazlasıyla etkileyen bu kitabı bu zamana kadar neden okumadım bilmiyorum. Çoğu kişi gibi bende yaratığı Frankenstein sanıyor ve sıradan bir korku karakteri olduğunu düşünüyordum. Bu kitabı tesadüfen alıp okumaya başladığımda bu kadar hoşuma gideceğini düşünmemiştim. Yazıldığı dönem için o kadar güzel ve üzerine düşünülmüş, fazlasıyla yaratılıcık gerektiren bir kurgu ki hayran kalmamak elde değil. Resmen okuduktan sonra romanın yazarı hakkanda bilgi sahibi olmak istedim, varsa tüm eşi benzeri olmayan düşüncelerini tüketmek... Bazı yerlerde gereksiz uzatmalar olsa bile sonuna doğru bu bir sorun olmadı, beni sürükleyip götüren kitabı bir kaç gün elimden bırakamadım. Anlatımın oldukça güzel olduğunu ve duyguların fazlasıyla güzel bir şekilde aktarıldığını düşünüyorum. Kitap ne ara bitti, ne ara onlarca etkileyici olayın peşinden sona doğru süreklendim anlayamadım. Yazarın düşüncelerini ve anlatmak istediklerini, vermek istediği mesajları fazlası ile anlaşılırdı. Gayet iyi ailede yetişmiş Victor Frankenstein'ın Doğa Felsefesi ile tanışması ve okumak için gittiği ülkede büyük tutkusuyla bir canavar yaratması ile başlıyor her şey. Yaratığın dünyaya öylece atlıp, kimsesiz kaldığı yıllar boyu kendine koruyucu arayışını, insanların her seferinde onu reddetmesi üzerine yaratıcısından intikam olmak istemesini okuyoruz. Victor ile canavarın arasında geçen bu intikam savaşını, Victor'un serüveninde karşılaştığı kaptan Walton'un kız kardeşine anlatmak için yazdığı defter sayesimde öğreniyoruz. İntikam duygusunun ne kadar güçlü bir duygu olduğunu ve uğruna, iyi birinden bir katile dönüşebileceğimizi çok güzel bir şekilde aktarılmış. Eğer yaratık, istediği koruyucuyu veya yaratıcısından talep ettiği eşi elde etseydi her şey farklı olur muydu diye merak ederken buluyorum kendimi.
Edebiyat
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202021,8bin okunma