Newt, onu okuma zamanı geldiğinde Thomas'ın bunu bileceğini söylemişti. Bunu, onu o berbat yerde bırakmadan önce yapmış olmalıydı. Doğru zaman o an değilse başka ne zaman olacaktı ki?
Zarfı cebinden çıkartıp yırtıp açtı ve içindeki kağıdı çıkardı. Aynanın etrafındaki yumuşak ışıklar mesajı sıcak bir parlaklıkla aydınlattı. İki kısa cümle yazıyordu:
Öldür beni. Eğer arkadaşımsan, öldür beni.
Thomas kelimelerin değişmesini umarak defalarca okudu. Arkadaşının bu sözleri yazıp önlem alacak kadar korkmuş olmasını düşünmek midesini ağzına getiriyordu. Newt'i bowling salonunda bulduklarında, özellikle kendisine ne kadar kızgın olduğunu hatırladı. Sadece kaçınılmaz olan Deli olma kaderinden kaçmak istemişti.
Ve Thomas onu yüzüstü bırakmıştı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Ben onlardan biri olmadan önce yap!"
"Ben..."
"ÖLDÜR BENİ" Ve sonra Newt'in bakışları, sanki son bir kez akıl sağlığını kazanmışcasına berraklaştı, sesi yumuşadı."Lütfen, Tommy. Lütfen"
Kalbi kapkaranlık bir cehenneme düşen Thomas tetiği çekti.