Kitapta ütopik şeylerden bahsetmiyor. Tamamen günümüzde yaşanılan, hatta çoğunlukla kayıtsız kaldığımız çocuk tacizinden ve o dönemdeki siyahî insanlara yönelik yapılan ırkçılıktan (ki bence hala devam edegelen şeyler, yalnız o dönemde kalan bir olay değil) bahsediyor. Zaten kitabın son cümlesi kitabın ismi olmuş. Kitabın yazarı da 1993 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan ilk siyahî kadın olmuş.
İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizde şeytan yok... İçimizde aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey, hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var...