Kitapta ütopik şeylerden bahsetmiyor. Tamamen günümüzde yaşanılan, hatta çoğunlukla kayıtsız kaldığımız çocuk tacizinden ve o dönemdeki siyahî insanlara yönelik yapılan ırkçılıktan (ki bence hala devam edegelen şeyler, yalnız o dönemde kalan bir olay değil) bahsediyor. Zaten kitabın son cümlesi kitabın ismi olmuş. Kitabın yazarı da 1993 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan ilk siyahî kadın olmuş.
Sevgili Şükrü Erbaş bu kitabının büyük çoğunluğunda ölümden bahsetmiş. Sanıyorum ki hepsi de ölen eşi Hatice hanım için. Okurken öyle duygulandım ki, gözlerimin dolduğunu fark ettim. Yine beni alıp çok uzaklara bıraktı bu kitap da.
Bittiğinde "Eee, şimdi kadının gördükleri bi rüya mıydı (eğer rüyaysa uyuyamadığı her bir günü nasıl betimledi böyle?), değilse bu nasıl bir son?" dediğim bir kitap.
Çerez tadında hem romantizmi hem komediyi birleştiren bir eser. Zaten romantizm deyince akla gelen isimlerden olan Shakespeare'in, farklı bir açıdan değerlendirdiği ilişki komik olayla çevrelenince tam tadında bir hikaye oluşturmuş.
Okumayı bitirdikten sonra "vay be" diyeceğiniz kadar filmsi bir kitap. Her bir detay yerli yerinde ve çok güzel betimlemelerle kaleme alınmış. Tam bir usta işi. Okuduğum ilk Murakami kitabı, eğer başka önerileri olan varsa, beklerim.
Sahilde KafkaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 202012,1bin okunma