Cihat Türkoğlu

Cihat Türkoğlu
@Cht_13
11 Temmuz 1995
2 okur puanı
Kasım 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

Cihat Türkoğlu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·392 syf.·
2025 18. kitabı
Berk Yüksel
7/10 · 6 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Göğe Bakma Durağı
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım İnecek var deriz otobüs durur ineriz Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda Beni bırak göğe bakalım Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor Seni aldım bu sunturlu yere getirdim Sayısız penceren vardı bir bir kapattım Bana dönesin diye bir bir kapattım Şimdi otobüs gelir biner gideriz Dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat Durma kendini hatırlat.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Alıntı
ADAM VE KADIN'IN 13 İLE DANSI
Orta esmer bir ADAM, hiç olmadığı kadar karanlıktı ona gece. Hak etmişti aslında, acımadı yalanlar söylerken sevdiğine. Pişman oldu, keşkelerine tutundu belki de. Umudu, "Geri döner" demekti sessizce. Sevdiği karanlığa karışırken gecenin suretine bakmakla yetinebildi sadece. Orta esmer bir ADAM değişmişti aslında kendi içinde. Yormuştu ikisini de atlattıkları badire. Orta esmer bir ADAM, dayamıştı silahı kalbine, belki de intihar edecekti düşüncesizce. Hoşçakal diyemeden sevdiğine... Beyaz tenli KADIN, hiç olmadığı kadar karanlıktı geceye. Kimseye değildi fakat ihanet etti kendi kalbine. Herkese acıyan hassas yüreği, hiç olmadığı kadar zalimdi kendine. Sıkışmıştı aslında, yalanlar ihanetten ağır geldi gönlüne. Kızgındı, "Bunu neden yaptı?" diye. Yürüyüp karışmak en doğrusuydu geceye. Bilemeyecekti nedenini hiçbir zaman. Tatmin olmayacaktı ruhu, sessizce ağladığı kalbine. Beyaz tenli bir kadın, yorulacaktı karışırken geceye. Anlaşılmak istiyordu sadece, haykırıyordu sessizce. Orta esmer bir adam, onu anlayan tek kişiydi, artık o da yoktu belki de. Beyaz tenli kadın, ruhunda eksik bir şeyler hissediyordu. Kopmuştu içinden giden sessiz geceye. Son bir "Hoşçakal" duyar gibi oldu belki de. 13'ün MEKTUBU GECE'YE
Şiir
RUHUMMM NERDE?
Göğsüm daralıyor. Kalbim sıkışıyor. Canım yanıyor. Ruhumu özledim; ruhum nerde? Süslü kelimeler yok artık… Dudaklarımdan irin dökülürken, bir seni andığımda pelesenk kokar buram buram. Özlüyorum, elimde değil. Hayallere daldım yine. Anıların bana sarılışlarına sarıldım. Etimden, kemiğimden verseydim; ruhumdan vermeseydim keşke. Ölüme yakın olsaydım da ölümden daha uzak kalmasaydın keşke. Her gün bin bir işkenceye maruz kalsaydım da kokundan uzak kalmasaydım. Lafta değil, olsaydı keşke… Yarım kalıyorum… Allah’ım, herkesin yokluğuna alıştım da onun yokluğuna alışamadım. Gel! Yazacağım, olmayacak biliyorum. "Gömün buraya beni!" diyeceğim. Allah’tan gayrı kimsem yok ki Fatihasız unutulurum kaldığım yerde. Sevgilim gel artık bitir bu hasreti Bırakma bizi… Bırakma bizi… Bırakma bizi…
Şiir
Hoyratlığım
"Sustuklarını duydum desem nasıl mutmain olur ki kalp? Bilemem. Yüzüm yerde, kulağım sende. 'Ben bende değildim' desem, kimi mutmain eder ki bu söz? Bilemem. Yazıyorum, siliyorum. Bir bende ki seni sana anlatamıyorum desem, mutmain eder mi huzuru? Bilemem. 'Bir şans' demeye dilim, yüzünü görmeye yüzüm varmıyor, utanırım kendimden. Güzel seveni kıran, üzen ben, daha nasıl bir ah ile ölür bilemem."