Yaşarken hak eder insan ölmeyi; ya safi kötü olduğu için ya da çok iyi ve temiz kaldığı için. Sahi, ben ölümü hak ediyor muyum her iki manada da?
Olmayı istemediğim bir insana evrilmiştim. Şimdi tam zıttı bir hayat yaşıyorum. İstemeden yaşadığım hayatın aksini yaşıyorum çok şükür, acısını çıkarta çıkarta.
Ben sevilmeyi de hak edemedim; işte bunun acısını çıkaramıyorum. Gizde kalmış yara oldu, eynimiin içinde kaldı.
Oğuz Atay'ın kitabında (Tehlikeli Oyunlar) bahsettiği gibi:
"Bizleri yan yana getiren şartlar öyleydi albayım. Hak etmiyoruz albayım. Hak etmiyoruz."
En azından hakkıyla seveyim;
hakkıyla sevmeyi hak bileyim kendime.
Kimse bilmese de sevdiğim ruhun hüznünü, belki Rabbim der: "Gel kulum gel, hakkıyla şimdi ebedî bana gel."
ESRAR-IAŞK¹³