Şeniz

Şeniz
Kara balık, kendini bul. Sorgularından kurtulacaksın…
Mühendis
İstanbul
Elazığ
72 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
İlk kez biriyle hemzemin bir dostluk kurmuş, bu eşitlik sayesinde kendimi dünyaya ilk kez sakınmasız bir lisanla izah etmeyi tecrübe etmiştim. Sahici bir karşılaşmaydı bizimki, birinin diğerine muhtaç kaldığı, birinin diğerine emanet edildiği, birinin diğerine razı geldiği bir ilişki değildi. Ben eskiden sandığımın aksine, herhangi bir yere ilişmeden, herhangi bir toplama ilave edilmeden de mevcutmuşum meğer. Bunu kısacık sürede ilk kez Ulaş’ın gözünden görmüştüm. Bu geçişte kendimde gördüğüm bir sürü yeni şeye şaşırıyor ama en çok daha önce hiç tanıklık etmediğim bir duygunun doğuşunu hayranlıkla seyrediyordum: Hayat beni gözetiyor ve ben bunu hak ediyorum.
Sayfa 96
Evrenin hikayeyi hikayeye bağlayan görünmez ipleri ikimizi birbirimize bir şekilde teğellemiş, günler uç uca eklenip, bizi ormanın orta yerinde devrilmiş ama bu haliyle bile kim bilir kaç milyon canlıya yuva olmaya devam eden kurumuş bir ağacın üzerinde yan yana koymuştu. Ölümün ve aynı anda hayatın da kenarına tünemiş iki gece hayvanıydık tam şu anda. Bir daha dönüp baktım Ulaş’a. Gökyüzüne çevirmişti yüzünü. Saf ruhlu, güzel kalpli, canım Ulaş. Kırmadığı bir şeyi tamir ediyor, açmadığı bir yarayı sarıyordu ama bunu muhtemelen bilmiyordu.
Sayfa 97
O ben değilim dedi adam. Dün gece rüyanda gördüğün o kibirli adam ben değilim. O senin egonun sende yarattığı ben. Gerçek ben öyle biri değil. İç sesine kulak verdiğinde, kalbinin ne söylediğini dinlediğinde gördüğün rüyalarda yanına gelen, içine huzur getiren ve sana doğru yolda olduğunu söyleyen o adam benim ama. İşte onu hiç bir zaman unutma ve beni olduğumu sandığın kişi için yargılama.
Duygu ve Düşünce
Aşk meşk mevzularının bu denli karmaşık olmasından acayip sıkıldım. Kültürüyle, sanatıyla, edebiyatıyla kolay olmayacağına öyle inandırılmışız ki, nerede bir sorun yumağıyla karşılaşsak onu aşk sanıyoruz. Zorluklar, mücadeleler, açmazlar, olmazlar, Leylalar, Mecnunlar, kavgalar, krizler derken saçma sapan döngülerin içine çekiliyoruz. Halbuki bir şey olacaksa kolayca olur, yağ gibi akar gider zaten. Aksini söyleyenlere inanma, düpedüz kandırılıyoruz Osman.
Sayfa 112
“O ümitledir ki şimdi sefer etmekteyiz, biz o akıntıya karşı giden tekneler, durmadan geriye, geçmişe çarpılıp atılsak da ne gam…”