Nafiye

Nafiye
@Ciceklidurak
7/10
·294 syf.··
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2026 20:25
Lise yıllarımda, sınavda soru çıkacak diye okutulan romanlardan biriydi Araba Sevdası. Teneffüslerde arkadaşlarımla kitap hakkında konuşurken çoğunun eseri beğenmediğini söylemesi beni çok şaşırtmıştı. Yıllar sonra kitaplığımda tekrar karşıma çıkınca, bu kez gerçekten okumak için elime aldım. Romanda oldukça yoğun tasvirler bulunuyor. Ana karakterimiz Bihruz Bey; alafrangalığa ve Batı’ya özenen, süsü ve gösterişi seven, şımarık ve sorumsuz bir tip. Okurken sık sık “Bir insan nasıl bu kadar boş olabilir?” diye düşündüm. Bihruz Bey, Periveş adında sarışın bir kadına âşık olur ve ona mektuplar yazar. Ancak bir gün Periveş’in öldüğüne dair bir haber gelir. Bu yalan haberi veren kişi ise Keşfi Bey’dir. Bihruz Bey’e yer yer güldüm, yer yer de ona üzülmeden edemedim. Araba Sevdası, bence okunması gereken bir dönem romanı. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Duygu ve Düşünce
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · Ema Yayınları · 201630,9bin okunma
Reklam
5/10
·40 syf.··
2026 8. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 02:00
Hüseyin Rahmi Gürpınar, düşüncelerini doğrudan aktarmak yerine karakterler üzerinden, ince bir mizah ve güçlü tasvirlerle okura ulaştırır. Bu eserde de karakterlerin özenle seçildiği, diyalogların kişiliklerle uyum içinde ilerlediği açıkça görülür. Özellikle Bahriye Hanım ile kaynanası arasında geçen tartışmalar, yazarın mizah gücünü en canlı şekilde ortaya koyar. Sonlara doğru Meliha Hanım’la yapılan konuşmalar ve kavgası aynı ölçüde komik ve düşündürücüdür. Ancak bu eser, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın diğer romanlarında hissettirdiği heyecanı bende ilk defa uyandırmadı. Bunun temel sebebi, Bahriye Hanım’ın düşünce biçimiyle kurduğum mesafedir. Bahriye Hanım, dönemi için başkaldıran bir kadın tipidir; kendi doğruları vardır ve bu doğrular uğruna sert bir dil kullanmaktan çekinmez. Ne var ki bu sertlik, yer yer özgürlük düşüncesini savunmaktan çıkıp başka bir dayatmaya dönüşür. Özellikle şu ifadeler, okur olarak beni rahatsız etti: “Oh, hele Türk kadını boza içmekten kurtuldu! Ahirette Kevser vaadiyle dünyadaki bütün içkileri haram eden bol çakşırlı sofu, kalın kafalı bütün gericileri etrafına topla da Vefa'nın mırmırık dolu mermer küpleri içine dalıp çıkın. Ayranla, şerbetle neşesiz karnını şişiren bir millet hiçbir vakit şampanyayla düşünenlere yetişemez…” ve “Türk kızı pek adi barlarda, önü sarhoş dolu pis sahnelerde göbek atacak, arada bir kulise girerek piçini emzirip yine çıkacak…” Bu söylemler, özgürlüğü tek bir biçime indirger. Bahriye Hanım’ın bu keskin dili, aslında kadınların yüzyıllardır maruz kaldığı baskılara duyulan öfkenin bir yansımasıdır. Erkeklere hak görülen birçok davranışın kadınlara yasaklanması, kadınların sürekli denetlenmesi ve ahlaki ölçütlerin tek taraflı işletilmesi, Bahriye’yi bu noktaya sürüklemiştir. Bu açıdan bakıldığında onun isyanı
Duygu ve Düşünce
Meyhanede HanımlarHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,514 okunma
Puan vermedi·164 syf.··
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 05:59
Hüseyin Rahmi Gürpınar eserlerinde okura doğrudan ders vermez; ince ince düşündürür. Verdiği mesajlar satır aralarına gizlidir ve bu da okuma keyfini artırır. Kalemi o kadar güçlüdür ki eserlerini okurken insan kendini anlatılan mekânların içinde hisseder. Karakterler öylesine yazılmamıştır; her biri bilinçli seçilmiş, dönemi temsil eden tiplerdir. Tasvirler canlıdır, sahneler gözde canlanır. Daha ne olsun efendim :) Mürebbiye romanında Anjel karakteri bu canlılığın merkezindedir. Anjel’in annesi Fransa’da edep dışı bir hayat sürmüş, bu durum zamanla kızına da yansımıştır. Anjel, Fransa’dan İstanbul’a gelerek Dehri Efendi’nin konağına mürebbiye olarak girer. Dehri Efendi kendini okumaya ve araştırmaya adamış biridir. Konakta birçok karakter vardır ama olaylar daha çok Dehri Efendi, oğlu Şemi Bey, damadı Sadri Bey ve kardeşi Amca Bey etrafında döner. Bu üç erkek, Anjel’e karşı duygular besler ve Anjel de bu ilgiden geri durmaz. Bir süre sonra bu karmaşık ilişkiler açığa çıkar. Romanın asıl dikkat çeken yönü, suçun sadece Anjel’e yüklenmemesidir. Hüseyin Rahmi, zaaflarına yenilen erkekleri de açıkça eleştirir. Anjel’in kendini dindar ve namuslu biri olarak tanıtması ise düşündürücüdür. Bu durum, bugün bile sıkça karşılaştığımız bir sorunu hatırlatır: Dinin ve ahlakın çıkar için kullanılması, insanların güveninin istismar edilmesi. Bu yönüyle roman, sadece kendi dönemini değil, bugünü de anlatır. Yer yer güleceğiniz, zaman zaman şaşıracağınız; metnin içinde kendinizi gizli bir karakter gibi hissedeceğiniz bir yolculuğa var mısınız? Şimdiden keyifli okumalar. :)
Duygu ve Düşünce
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202511,2bin okunma
Eylül
2/10
·264 syf.··
2026 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2026 17:24
Lise yıllarımda hocamız, “İlk psikolojik roman Mehmet Rauf’un Eylül adlı romanıdır,” demişti. Bu cümleyi ilk duyduğumda içimde garip bir merak uyanmıştı. Eserin adını her duyduğumda, içimde açıklayamadığım bir beklenti oluşuyordu. Yıllar geçti ve bu sene okumak nasip oldu. Büyük bir heyecanla kitabı elime aldım; fakat benim için ciddi bir hayal kırıklığına dönüştü. Okurken Necip’e sürekli “sus Allah aşkına” derken, kitabı atlaya atlaya, zoraki bitirdim. Olay örgüsü açısından beni içine çeken bir yapı bulamadım. Sürekli tekrar eden yasak aşk anlatısı ve kadınlara dair rahatsız edici ifadeler, metni benim için iyice yorucu hâle getirdi. Okumayı düşünenleri olumsuz etkilemek istemem; bu tamamen benim okur deneyimim. Ancak bana göre vaktimi ayırmaya değmedi. Yine de ortaya konmuş bir emek olduğu gerçeğini göz ardı edemem; bu yönüyle Mehmet Rauf’a teşekkür etmek gerekir. :)
Duygu ve Düşünce
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202550bin okunma
Gulyabani
10/10
·176 syf.··
2025 29. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2025 22:29
Hüseyin Rahmi ve yine muhteşem bir eser. Kitabı elime aldığım anda sıkılmayacağımı çok iyi biliyordum. Gulyabani sıradan bir roman değil; okudukça daha çok içine çeken, sürükleyici bir eser. Kadınların toplanıp Muhsine Hanım’ı heyecanla beklediği kadar o evin içinde ben de onlarla birlikte bekledim. Muhsine Hanım geldiğinde ben de aynı heyecanı hissettim. O, başından geçenleri anlatmaya başladıkça köşkün o ürkütücü havası üzerime sindi; onunla birlikte korkuları yaşadım. Aslında Gulyabani sadece bir hayalet romanı değil; toplumun korkular üzerinden nasıl yönlendirildiğini anlatan ders niteliğinde bir eser. İnsanı korkutan cinler, periler ya da gulyabani değil; asıl korkutucu olan bilinmezlik ve cehalet. Gürpınar bunu çok eğlenceli ve zekice gözler önüne sermiş. Muhsine Hanım’ın bu hoş sohbetine siz de konuk olmak istemez misiniz? Ben derim ki mutlaka şans verin. "Yazış sırasında iyi saatte olsunlar rüyama girdiler. Bakalım okuduktan sonra size neler olacak? Sonsuz saygılar, Hüseyin Rahmi"
Duygu ve Düşünce
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · Tutku Yayınevi · 201817,9bin okunma
Reklam