Yirmi yedi yaşındasın ve karşında monoton bir hayat var. Yaşlılık ölümden daha kötüdür ve ölüm her halükârda ve daha kötü biçimde bulacak seni. Acaba onu, kendi gücünün doruğundayken çağırmak, daha sonra ondan kaçınılması mümkün olmayan bir alacaklı gibi her gün korkmak zorunda kalmaktansa onu kendi elinde tutmak daha iyi değil midir? Hayatının sadece bir anında gerçek bir kahraman olmak ve bu anın son fakat en büyük olması; gerçek ve gizemli tek özgür olmak?