Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
ve kan ter içinde, aç ve öfkeli,
ve bir avcı iştahıyla etini dişlemek senin.
Sende, ben, imkânsızlığı seviyorum,
Fakat aslâ ümitsizliği değil...
Sonra saygıyla toprağa oturdum,
Dayadım sırtımı duvara.
Bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben
Bahtiyarım...
En güzel deniz :
Henüz gidilmemiş olandır.
En güzel çocuk :
Henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz :
Henüz yaşamadıklarımız.
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz :
Henüz söylenmemiş olduğum sözdür.