Cihan Ay

Cihan Ay
@Cihanayofficial
Kadrajımdan yansıyanlar - Kalemimden dökülenler
Arkeolog
Ankara Üniversitesi Doktora
Hatay
Hatay
71 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Gürültü Çağında Sessiz Kalma Sanatı
Dünya, herkesin birbirini duyduğu ama kimsenin birbirini anlamadığı devasa bir gürültü panayırına dönüştü. En çok bağıranın en haklı, en çok gülenin en mutlu sanıldığı bir yanılgı çağındayız. Oysa gerçek duygular, vitrinlere konulmayacak kadar mahrem ve derindir. İnsan, kalabalıklar içinde alkışlanırken değil, gece başını yastığa koyduğunda kendi içindeki o sağır edici sessizlikle baş başa kaldığında asıl kendisi oluyor. Üzerimize giydiğimiz o 'iyiyim' maskeleri, aslında ruhumuzun yorgunluğunu gizlediğimiz birer kamuflajdan başka bir şey değil. Keşfedilmeyi bekleyen bir antik şehir gibi, herkesin üzerinde yürüdüğü ama kimsenin derinliklerine inmeye cesaret edemediği o asıl benliğimiz, sessizce kendi harabelerini onarıyor. Belki de asıl mesele, dışarıdaki bu anlamsız kalabalığa ait olmak değil; o ıssız harabelerin içinde kendine ait huzurlu bir köşe bulabilmektir. Çünkü sonunda hepimiz, kendi sessizliğimiz kadar hür, kendi yalnızlığımız kadar gerçeğiz…
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Gözden ırak olanın gönülden de ırak olması değil dert; gönüldeyken hiç olmamış gibi davranılması asıl sızı.
Kimsesizlik dışarıdadır, yalnızlık ise içeride; bazen binlerce insanın içinde bile en çok kendinle baş başasındır.
Zaman makinesi olsa keşke, bazı anlara geri dönmek isterdim. Zaman makinesi aslında zihnimizde hep çalışıyor; bizi pişmanlıklarla geçmişe, kaygılarla geleceğe fırlatıp duruyor. Belki o zaman makinesiyle: • Bir "keşke"yi "iyi ki"ye çevirmek, • Artık yanımızda olmayan birine son bir kez sarılmak, • Ya da sadece her şeyin çok daha basit olduğu o çocukluk neşesine dönmek istiyorsun. Zaman makinesi olsaydı seni en çok hangi yıla ya da hangi duyguya götürsün isterdin?
Bazen hayatın ritmi, senin ısrarından daha akıllıdır. Sen düğümü çözmek için çekiştirdikçe dolaşır; ellerini çektiğinde ise ip kendiliğinden çözülüverir. Çünkü nasip, gayretin bittiği yerde çiçek açar.