Mevsimini Bekleyen Çiçeğin Zarafeti
Doğa bize her an fısıldar: "Acele etme, hiçbir çiçek vaktinden önce açmaz." Bizler ise çoğu zaman hayatın hızına kapılıp, henüz olgunlaşmamış meyveleri dalından koparmaya çalışıyoruz. Oysa her nasip, kendi vaktine esirdir. Bir tohumun toprak altındaki sessizliği bir vazgeçiş değil, gökyüzüne uzanmadan önceki o muazzam hazırlıktır. Eğer bugün beklediğin kapılar açılmıyorsa, belki de içeride senin için daha geniş bir salon hazırlanıyordur.
Unutma ki; güneş her gün doğar ama her meyve aynı gün tatlanmaz. Bazı güzellikler baharın ilk ışığında uyanırken, bazıları kışın ayazında boy gösterir. Bu bir geç kalmışlık değil, bir mahiyet meselesidir. Kendi mevsimini bekleyen çiçek, en gür ve en hakiki haliyle açar.
Kısmet, gayrete aşıktır ama vakte muhtaçtır…
Gönlünü ferah tut. Rüzgar ne kadar sert eserse essin, her yaprak ancak düşeceği anı bekler. Gayretin senin sorumluluğunda, neticesi ise vaktin ellerindedir. Sen yolda olmaya, inanmaya ve olgunlaşmaya devam et. Vakti geldiğinde, o çiçek zaten senin gönlünde en güzel kokusuyla açacaktır.