Daha bir okul çocuğuyken bir arkadaşımın çakısını çaldığımı ve aynı şeytani sevinçle onun herkese sorup çırpınarak her yerde çakısını arayışını izlediğimi hatırladım.
Daha bir saat öncesinde düzgün, lekesiz bir insan olan ben para çalmıştım. Ben bir hırsızdım. Ve araba hafif bir tırısla yol alırken ben adeta kendi kendimi korkutmak istercesine, farkına varmadan atların nal sesleriyle aynı ritimde, “Hırsız! Hırsız! Hırsız!” Diye tekrarladım
Toplum içinde olduğum zamanlarda da hayranlığımı ifade ederken yapay bir heyecan sergileyip etkileyici şeyleri abartarak içimin ne kadar hissiz ve kayıtsız olduğunu gizlemek için bir anlamda gösteri yapıyordum.