Ay hanım tutsağı getirin diye buyruk verdi.
Göm Türk çerisi adın ne?
Taçam.
Beğ misin?
Hayır.
Tuğla boyu savaşında bulundun mu?
Evet.
Bizim otağa kadar yaklaşanlar arasında sen de var mıydın?
Taçam başını kaldırarak Kağan kızına baktı. Bir şey hatırlamış gibiydi:
Hayır Ay Hanım! Senin otağına babam girmiş ve okunla yaralanmıştı.
Bu söz kağanın kızını da, Yüzbaşı kadır bağa’yı da birdenbire ilgilendirdi:
Baban kimdir:
Onbaşı Urungu
Yüzbaşı kadır bağa’nın gözleri parladı. Ay Hanım ciddileşmişti:
Babanın yarası iyileşti mi?
Biz Şandung savaşına çıkarken daha yatıyordu.
Susutular. Genç taçam. Kim bilir nasıl bir düşünce ile, Kağan kızı sormadan ilave etti;
Ama Yüzbaşı Örpen’nin yüreğini delmişsin. O uçmağa vardı.
Anan sağ olup bu günleri görmeliydi urungu! Kür Şad’ın öcü hepimizin hıncı alındı.
Yüzbaşı gitmek üzere ayağa kalkmıştı. Urungu da onun son sözleri üzere yatağından doğrulmuştu. İki anda bakıştılar. Urungu:
Kür Şad’ın öcü alındı! Diye tekrarladı. Anama gelince… O zaten… sözlerini tamamlayamadı tekrar yatağına uzandı ve başını kapıdan yana çevirdi. Kür Şad’la birlikte Kür Şad’ın konçuyu olan anasının da öcü alınmıştı Urungu bu bakımdan rahattı.