Cihat Doğan

Cihat Doğan
@Cihat
Zemheri Gönlüme Düşen Baharsın
Taçam! Seni yurduna gönderiyorum! Dedi. Sağ ol Ay Hanım. Babana benden selâm söyleyip yarası için geçmiş olsun diyeceksin. Buyruk senindir Ay Hanım.
Edebiyat
Reklam
Ay hanım tutsağı getirin diye buyruk verdi. Göm Türk çerisi adın ne? Taçam. Beğ misin? Hayır. Tuğla boyu savaşında bulundun mu? Evet. Bizim otağa kadar yaklaşanlar arasında sen de var mıydın? Taçam başını kaldırarak Kağan kızına baktı. Bir şey hatırlamış gibiydi: Hayır Ay Hanım! Senin otağına babam girmiş ve okunla yaralanmıştı. Bu söz kağanın kızını da, Yüzbaşı kadır bağa’yı da birdenbire ilgilendirdi: Baban kimdir: Onbaşı Urungu Yüzbaşı kadır bağa’nın gözleri parladı. Ay Hanım ciddileşmişti: Babanın yarası iyileşti mi? Biz Şandung savaşına çıkarken daha yatıyordu. Susutular. Genç taçam. Kim bilir nasıl bir düşünce ile, Kağan kızı sormadan ilave etti; Ama Yüzbaşı Örpen’nin yüreğini delmişsin. O uçmağa vardı.
Edebiyat
Tamçam’ı söylemeyi unuttum. Onu kaybettik. Öldü mü? Hayır. Ortalıkta yok.
Sayfa 470
Edebiyat
Anan sağ olup bu günleri görmeliydi urungu! Kür Şad’ın öcü hepimizin hıncı alındı. Yüzbaşı gitmek üzere ayağa kalkmıştı. Urungu da onun son sözleri üzere yatağından doğrulmuştu. İki anda bakıştılar. Urungu: Kür Şad’ın öcü alındı! Diye tekrarladı. Anama gelince… O zaten… sözlerini tamamlayamadı tekrar yatağına uzandı ve başını kapıdan yana çevirdi. Kür Şad’la birlikte Kür Şad’ın konçuyu olan anasının da öcü alınmıştı Urungu bu bakımdan rahattı.
Edebiyat
Urungu’nun içinden bir sevinç dalgası geçti: bozkurtlar dirilmiş, kurt başlı sancak şerefle dalgalanmaya başlamıştı.
Sayfa 468
Edebiyat
Reklam