"İnsan," diyordu, "bunca kötülüğe rağmen hayatı nasıl sever? Sevgi başlı başına insiyaki dürtülerin, Yaradan'ın doğuştan verdiği vasıfların kaçınılmaz bir sonucu muydu yoksa?"
"Hayat bu işte!" dedi belirgin sesle. Gözlerini kapatıp yeşile, tabiata, bir yükselip bir alçalan kuş seslerine kulak verdi bir süre. Her şeyin sorumlusu insandı işte! Burada herşey olanca güzelliğiyle akıyordu. Müdahale yoktu ve herşey hürdü.
İnsanoğlu hayatında kimlerle, nelerle karşılaşmıyordu ki? Hayat o masum görünen rolünü çok iyi oynuyor, ardında gizlediği o zalim yüzüyle en okkalı tokadını aşkediyordu. Bazen şükür sebebi diye baktığımız, bizi bir anda uçurumun eşiğinden isyanın boşluğuna bırakıveriyordu.