“Bazı insanlar vardır; istemeden sizi hikâyelerine, yaralarına, geçmişlerinden kalan boşluklara ortak ederler. Ne kadar direnirsem direneyim onun hikayesine sırtımı dönemedim.”
“Suskun, kendini kapatmış, konuşmayan… Bir derdi olduğu âşikardı. Çünkü bütün dertliler gibi derin, içli bir boşluğa düşmüş, besbelli etrafındaki dünyaya aldırmadan o boşluktaki hatıralarıyla konuşur gibi duruyordu karşımda.”
“Çok da şey yapma ya, sonuçta dünyadaki tek kimsesiz insan sen değilsin” dedi bir gün. Dünyadaki tek kimsesiz kimse olmayı, dünyadaki pek çok kimsesizden sadece biri olmaya tercih ederdim.”
“Kendi hayatımın bulmacası ise öylece kaldı. Bir sürü boş kutu, bir sürü cevapsız soru… Soldan sağa, yukarıdan aşağıya bütün kareleri tek tek doldurabileceğim, bir kucak hüzünlü kelime…”