Gazi Mustafa Kemâl'in neden kitabı okullarda okutulmasını şiddetle tavsiye etmesini pekala anladım. Her kurumu çürümüş, zaptedilmiş, yozlaşmış bir devletin muasır medeniyetler seviyesine çıkışına şahit oluyoruz. Bir Türk için tanıdık. Her ne kadar eski yozlaşmış durumumuza büyük bir istek ve arzuyla dönmüş olsak da.
Kitapta Finlerin İsveç boyundurluğu altından kalktıktan sonraki yaptıklarına değiniliyor.
Şüphe yok ki Finler pek zeril bir durumda idiler. Halk mutsuz ve bitkin, umutsuz ve hedefsizdi. Bu durumdan kurtulmaları birkaç nesil sürdü yalnızca.
Kitap, genç-yaşlı ayırt etmeksizin herkese yazılmış olsa da hedef kitlesi gençler. "Çalışın ve ülkenizi daha iyi bir noktaya getirin." diyor neredeyse her cümlede.
Her ne kadar bana Türkiye'yi geliştirme hakkında misyon ve vizyon yüklese de 19. yüzyıldaki Finler kadar istekli ve motive değilim. Belki bunun sebebi mevcut bireyci dünya belki de başka bir şeydir. Olur da Türkiye'de bir şeyler değişebileceğine ikna olursam bir gün, dönüp bu kitabı tekrar okuyacağım.