Sonuçta hayat, bekleyenlere değil, cesaret edenlere kendini açar. Ve zaman, kimseyi affetmez. Ne suskunları, ne erteleyenleri ne de "bir gün" diyenleri... Hayat, sadece şimdiye aittir. Şimdi yaşanmayan her şey, sonsuza kadar eksik kalır.
Artık her şeyin bir bedeli vardır ve bu bedel açıkça ödenir. Gizli anlaşmalar yoktur. Kendinle yapılan küçük pazarlıklar biter. “Bir kereden bir şey olmaz” cümlesi ilk terk edilen şeydir. Çünkü insan bilir: Hayat, bir kereyle değil, sürekli küçük vazgeçişlerle kaybedilir.
Sayfa 115 - MKB halk kütüphanesi yayınevi·Kitabı okudu
Sessiz karar böyle alınır.
Bir sabah uyanıp “bugün değişiyorum” denmez. Büyük sözler verilmez. Kendine dair iddialar kurulmaz. İnsan yalnızca şunu fark eder. Artık bazı şeyleri yapamayacak kadar nettir. Bazı cümleleri kuramayacak, bazı kalabalıklara giremeyecek, bazı susuşların arkasına saklanamayacak kadar. Bu bir ahlaki üstünlük değildir. Bu bir geri dönüşsüzlük hâlidir.
Sayfa 114 - Mkb halk kütüphanesi yayınevi·Kitabı okudu
Artık var olmak yetmez, hep oluşmak gerekir. Hep daha fazlası, hep Daha yenisi. Bu görünmez bir zorunluluktur. Hareketsiz kalmak, geri kalmakla eş değerdir. Ve bu yüzden kimse kendiyle baş başa kalamaz. Çünkü kendiyle kalmak, O büyük boşluğu duymaktır. Modern mahkumlar, geçmişin zincirlerinden değil, Geleceğe dair beklentilerin ağırlığından esirdir. Herkes daha iyi bir hayatın, daha doğru bir benliğin peşindedir. Ama “şimdi” hiçbir zaman yeterli değildir. Ve ironiktir ki, bu sonsuz ilerleme Fikri, İnsanı kendi, içinden uzaklaştırır. Kendi içini boşaltır. Çünkü mutluluk hedeften çok bir haldir. Ama biz onu Hep bir sonraki adımda ararız. Bir diploma, bir ev, bir evlilik, bir başarı...
Sayfa 29 - MKB halk kütüphanesi yayınevi·Kitabı okudu