Ben okurun beklentilerini karşılamak için yazmıyorum. Hatta çoğu zaman onları bilinçli olarak kırıyorum. Çünkü insan, kendisine sunulanla değil, sarsılanla düşünmeye başlar.
“Modern Mahkûm” bir hikâye anlatmaz. Bir kaçış da sunmaz. Bu metin, özgür olduğunu sanan insanın kendi zihninde kurduğu düzenin içinde nasıl sıkıştığını gösterir. Görünmeyen sınırlar, alışılmış düşünceler ve sorgulanmadan kabul edilen gerçekler… Asıl hapishane bunların toplamıdır.
Benim yazdıklarımda kahraman yok. Çünkü insan, anlatıldığı kadar güçlü değildir. Çoğu zaman kendi kurduğu yapının içinde yönünü kaybetmiş bir varlıktır. Bu yüzden metinlerimde bir yol gösterilmez, bir çıkış sunulmaz. Sadece yüzleşme vardır.
Edebiyat benim için bir anlatı değil, bir müdahaledir. Okurun zihnine dokunan, onu rahatsız eden ve kendi iç sesinden kaçamayacağı bir alan açan bir müdahale. Bu yüzden yazdıklarım herkese hitap etmez. Ama eğer bir gün kendi hayatının sana ait olmadığını hissettiysen, zaten bu metnin içindesin.