Her şey yıkıldıktan sonra büyük bir gürültü olmuyor. İnsan, filmlerdeki gibi yere çökmüyor. Çığlık atmıyor. Aksine tuhaf bir sessizlik oluyor. Sanki hayat bir adım geri çekiliyor ve sana bakıyor. “Şimdi ne yapacaksın?” der gibi. İşte enkaz tam olarak bu an. Ne öncesine dönülebilen, ne sonrasına geçilebilen bir aralık. Burada kimse suçlanamıyor. Sistem yok, insanlar yok, geçmiş yok. Hepsi konuşulmuş, anlatılmış, tüketilmiş. Haklılık da burada işe yaramıyor, çünkü ortada savunulacak bir cephe kalmamış. Kaçış desen, o da bitmiş. Gidecek yer yok.