Edebiyat denen, kalem ile insanı ve hayatı anlama yolculuğunda bir geç kalmış olarak, çok ta fazla yorum yapmam okuduklarımla ilgili. Benim anladığım, benim hissettiğim ben de kalsın gibi düşünürüm genelde. Ama Marcel PROUST insandan taşıyor...
Öyle ki...İçeriğinden, ne anlattığından, kimin öznel olarak ne çıkardığından bağımsız, -Akıl Oyunları Filminde ki tüm bilim adamlarının kalemlerini şizofren Matematikçi John NASH' sundukları gibi; Proust'tan önce ve sonraki tüm yazarların biz bir hata ettik senin üstüne söz söylemeye yeltendik diyerek kalemlerini sunup tövbe etmesi lazım. Henüz ilk kitabını okudum ama edebiyat daha bunun üstüne nasıl çıkabilir bilemedim. Edebiyat diye bir sanat varsa, Proust'un kalemi ile nihai şeklini almıştır ve ötesine ulaşılamaz gibi...
Son olarak, keşke insanın hayatında son okuduğu yazar Marcel Proust olsa, çünkü, çocukluğumuzda tabağımızda yemeğin en sevdiğimiz yerini bırakışımız gibi bir tat ile bitirsek bu okuma yolculuğunu...Öncesi ve sonrası ile kıyaslamaya, yarıştırmaya kalkışmadan...