devrilir mi dünya
üstüne betondan sancıya
tahayyül etmeye çalışana
dağılır kirişi yaşamanın.
sızısı göğsünde yeşerir ,
alnına sıcacık kandan terler alıştırmak
için
anlamsal boşluklara sırtına dayar çünkü
gece çalışır işitilmeyen sesler
tüm anıların buluştuğu namlu ucunda
bir nefes daha fazla vermek için
bir ömür tüketmekte insan
hizaya geçer sanır ama
sarsılmaz heybetiyle kök salmanın inceliğini
yaşar.
yaşamak,
gidilen yol
çalınan paslı kapılar
ve
histeriksel yüzlere değmeden.
ikna edilmiş yaşamak işkencesi
ve bir ölü balık
akbabasını bekleyen
hiçbir anlam ifade etmese de
yüzünde bir gülümseme ile
araftayız hafız,yetmez mi diyor