Olur. Sana kılavuzluk eden bir dinin yoksa, altında hürce yaşadığın dalgalanan bir bayrağın yoksa, ömrünü mamur etmek için vakfedeceğin bir vatanın yoksa patron olsan ne yazar zengin olsan ne yazar? "İnekler çayırda özgür" demişler.
Milliyetçiliği yanlış yorumlayıp, üstüne üstlük yanlış yorumlayanları sanki geneli yansıtıyormuş gibi göstermek çok düşündürücüdür. Biraz da refleks oldu toplumumuzda, yoksul muyuz, geri mi kaldık, herhangi bir sıkıntı mı var, çözümü basit. Yüklen dine, vatana, bayrağa, ne kadar mukaddes değer varsa! Kavram kargaşasına gerek yok, hepsinin yeri ayrı. Hakkını gene ara, ama kimsenin değerine dil uzatmadan. Üç beş hatip bize maske biçiyor diye kanmak zorunda değiliz. Ben böyle düşünüyorum.
bahsettiğin bütün kavramlar sermayedarların fakirleri olduğu gibi fakir bırakma aparatları.
hiçbir şey eleştirilemez değildir,tabuların zırh gibi giyildigi toplumlar burjuvanin,otoritenin altında ezilmeye mahkum bırakılır.
kılavuzun ne kadar evrensel ise o zaman dünya barışı ve yaşanabilir bir düzen yaratabilirsin.
tekrar etmekte fayda var milliyetçilik ve din otoritenin ve onun yardakçilarinin en kullanışlı aparatıdır.
Bir kaç yıl önceye kadar uzun süre kitap okuyabiliyordum. Şimdilerde kitap okurken hayatım akıyor zihnimde odaklanmakta zorlanıyorum. Size de oluyor mu bu?