E.Ş

Bir şey içime oturmuş kalmıştı. Yok olmak. Toz olmak istiyordum. Varlığım orada olmamalıydı. Gelip beni alsalardı. Uzaydan ya da bir yerlerden gelselerdi. Sessiz sedasız kaybolsaydım. Yerime Kız Kulesi’ni bıraksalardı . Ne alakaysa?
Sayfa 30·Kitabı okudu
1000k
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her filminde ağlayan Sadri gidememişti. Müzeyyen adamın ayağına basmış, duruyordu. Sadri’nin gözyaşlarına takılmış ve “ Ya sevmenin kendisini ya da seven hali ile kendini seviyor,” demişti. “Yani, el çek ilacımdan tabip, kılma derman kim helakim zehri dermanındadır.”
Sayfa 29·Kitabı okudu
1000k
“Kar yağmış gülüm, örtmüş yeryüzünü. Seninle konuştuğumuz sözleri, aldı götürdü derelerin suları.”
Sayfa 28·Kitabı okudu
1000k
Artık sevdiği kadını özlemek ve akşamları ona hikayeler vermek için, sabahın kör vakitlerinde, şehrin bir yerlerine giden adamın hikayesine devam edebilir miydim? Edemezmişim gibi geliyordu. Bilmiyordum. Müzeyyen’e aktarmadığım bölümler, gelip kapımı çalıyor, “Abi, n’olucaz biz? “ diyorlardı. Onlara “Gidin” diyemezdim. Uzak yollardan geliyor, ömürleri bitiyor, yolları bitmiyordu.
Sayfa 27·Kitabı okudu
1000k
Beni her yoğuruşunda, sırtüstü yatıp karnını açan kedi yavruları gibi, teslim ve mest oluyordum. Birlikte tüy gibi havalanıyor, yükseliyor, oralardan ok gibi inip, zıpkın gibi saplanıyor, çapkın, şakacı, çocuk yunuslar gibi dibe iniyor, dipte yılanbalıklarına dönüşüp kıvrılıyor, sonra toprağı delip, köpüklü dalgalara bakan yamaçlarda rüzgâra çıkıyor, yeşil ve taze, kendimize ve birbirimize dolanıp yükseliyor, dallanıyor, açıyor ve … ve tekrar ve tekrar, yaprak, polen, böcek olarak dökülüyorduk.
Sayfa 25·Kitabı okudu
1000k