E.Ş

Bu kentin ne çatılarını ışıldatan ayları sayabilirsin, Ne de duvarlarının gerisine gizlenen bin muhteşem güneşi.
Sayfa 174·Kitabı okudu
Şiir
Reklam
"Nasılsın" Diye sorma, güneydoğu'm gibiyim işte Bir yanım kan. Bir yanım gözyaşı...
Deprem
“Yaşamla ölüm arasında bir kütüphane var,”dedi. Bu kütüphanedeki raflar sonsuza kadar gider. Her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama şansını sunar. Farklı seçimler yapmış olsan,şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün… Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı,bazı konularda farklı davranır mıydın?”
Sayfa 29·Kitabı okudu
1000k
Neden?
Fakiri neden ezersin? Müslümana neden saldırırsın? Ateisti neden dışlarsın? Yahudiyi neden öldürürsün? Savaşı neden başlatırsın? Hayvana neden eziyet edersin? Neden insan olmazsın? Öleceksin birgün... Yok olup gideceksin... Ne bu iktidar mücadelesi? Güç gösterisi? Çok değil yüz yıl sonra bütün varlığım yok olacak. Ve bir yüz yıl sonra da mezarım yok olacak. Gübre olup toprağa çiçek açtıracağım... Belki bir inek koparıp süt yapacak o çiçeği. Belki de hiç farkında olmadan genç bir adam, sevgilisine vermek için koparacak toprağına gübre olduğum çiçeği. Belki de yağmursuz kalıp kuruyacak kimsenin haberi olmadan... Unutulacağız. Hem bedenim, hem ölü bedenimin can verdiği çiçek. Sonra bir sonbahar gelip geçecek, yapraklar örtecek üstümü. Sapsarı olacak toprağım. Karıncalar son buğdaylarını taşıyacak yuvalarına. Kader bu ya kafilenin sonunda ki son karınca da ölecek mezarımın başında, kıskaçlarının arasında buğdayıyla. Sonra rüzgar, yağmur çamur derken bir buğday başak uzayıp yükselecek. Henüz yok olmamışım... Serçelerin sesini duyuyorum. Buğday başağına gelmişler. Biliyorlar mı aşağıda olduğumu? Beni yalnız bırakmak istemiyorlar sanki? Yoksa ölü bedenime bir teşekkür mü bu seslenişler? Gece oldu... Sesleri geliyor halen. Yok olmadım ben Ben buğdaya can oldum buğday serçeye, serçe yavrusuna. Yok olmadım ben. Sizin tüm kötülüklerinize rağmen bir serçeye yuva oldum rızık oldum... Ama yok olmadım... 🌾
Edebiyat