Ne yazık ki insan soyu, Dünya gezegeninin en vahşi ve en arsız varlığı olma özelliğinden kurtulamamış, gözü doymamış, yaşadıklarından ders alamamış ve gezegenini ne hale getirmiş ki, başka gezegenlere göçmeye mecbur olmuş!
Bereketli ovaları, muhteşem ormanları, dağları, bağlarıyla, okyanusları içdenizleri, gölleri, Irmaklarıyla, hatta çölleri ve buzullarıyla insanlara çeşitli yaşam alanları sunan gezegeninizi tarumar etmeye daha ben hayattayken başlamıştınız. Tehlikeyi görebilen bizler, devletleri yönetenleri ısrarla uyarmaya çalışmıştık. Boşuna uyarmışız. Olan olmuş! İnsanlar ölülerden bile medet umar hale gelmiş.
Oysa asırlar boyu birbirinizle savaşacağınıza, zamanınızı, enerjinizi ve imkanlarınızı dayanışmaya, bilime, sanata ayırabilseydiniz huzur içinde yaşıyor olacaktınız. Ölümden sonra var olduğuna inandığınız cennete henüz hayattayken erişeçektiniz!
Her biriniz kaderlerimize ve bize verilen isimlere razı doğuyoruz. Kaderimizi, coğrafyamızı değiştirebilme fırsatımız olabiliyor da çoğu zaman bize verilmiş isimle tamamlıyoruz ömrümüzü.