Kısacası onca iyi niyet ve disipline rağmen biz Dünyalılar giderek düşen seviyeler ve kötüleşen şartlarla yaşamaya mahkûmduk. Bence gelir veya bilgi seviyesi ne olursa olsun gezegenimizde kimse mutlu değildi.
Belki…gün gelir, bir sabah şafak sökerken bir umut filizlenirdi yüreğimizde. Dillendirmesek bile güzel bir güne uyanmayı umardık…ışıklı aydınlık bir sabah, filiz vermiş bir bitki, suda zıplayan bir balık, beyaz kanatlı bir kuş…hatta belki de aşk…bir gün!
Müphem Alan bölümündeki değerli hocam Hüsrevof öğrencilerine “Dilinize ilk geleni söylemeden önce iki kere düşünün ama aklınıza ilk gelen düşünceye güvenin, beklediğiniz mesaj size her zaman ilk düşünceyle gelecektir.”demişti.