Sade ve yalın bir dil kullanarak, sahabe hayatları anlatılmış. Ayrıca her sahabenin farklı bir il ile anılması cok daha dikkat çekici ve etkileyici olmuş. Emeği geçenlerden Allah razı olsun.
Öncelikle adaleti tesis etmeye çalışanların, hakim, savcı vs kesinlikle okuması gereken bir eser. Dışarıdan bakıldığında aynı gibi görünen suçların, aynı kategoride degerlendirilmemesi gerçeğini açıkça öğretiyor. Ayrıca yazar bugünleri de çok önceden görerek şu cümleleri kurmuş: Kimse kimseyi anlamıyor, herkes telaş içinde koşturuyordu. Herkes gerçeği kendisinin bildiğini düşünüyor, karşısındakilerin bunu anlamıyor olmasından acı çekiyor, göğsünü yumrukluyor, ağlıyor, kıvranıyor, ellerini ovuşturuyordu. Kimi yargilayacaklarini kimi yargılayacaklarını, nasil yargilayacaklarini bilmiyorlar; neyin iyi neyin kötü olduğunda anlayamıyorlardı. Kim suçlanacak kim aklanacak, kimsenin bildiği yoktu. İnsanlar anlamsız bir hınç ve öfkeyle birbirlerini öldürüyorlardı...
Huzur
İsmiyle müsemma olmasada kültürel ve sanatsal yönden zengin bir eser. Ayrıca her ne kadar mesleğim gereği makamlara aşina olsam da, pek bilinmeyen ferahfeza makamını çokça duymak mutlu etti:)