İnsan yaşamında zaman sadece bir nokta, varlığımız değişken, kavrayışımız zayıf, tüm bedenimiz çürümeye mahkum, ruhumuz bir girdap, talihimiz önceden kestirilemez ve şöhretimiz belirsizdir.
İster üç bin yıl, ister otuz bin yıl yaşa, şunu unutma ki kimse yaşadığından başkasını yitirmez ve yitirdiğinden başkasını yaşamaz, bu yüzden en kısa yaşam ile en uzun yaşamın süresi aynıdır.
Başka bir insanın ruhunda ne olup bittiğiyle ilgilenmeyen birinin mutsuz olduğu pek görülmez, ancak kendi ruhundaki değişimlerle yakından ilgilenmeyen insanların mutsuz olması kaçınılmaz.