Burada 'babalarımızın' sürdürdükleri renksiz yaşama şöyle yandan ve uzaktan bir bakarsın, daha iyisi can sağlığı dersin. Yersin, içersin, en doğru, en akıllı biçimde davrandığını bilirsin. Ama öyle değil: Can sıkıntısı huzurunu kaçırır. İnsanlarla uğraşmak istiyorum, onlara küfretmek gerekse bile onlarla uğraşmak istiyorum.
Bak babayiğit karınca, yarı ölü bir sineği taşıyor. Taşı kardeşim, taşı! Bakma sen sineğin direndiğine, hayvan olarak durumundan faydalan. Sen acıma duygusunu tanımama hakkına sahipsin, bizim gibi kendi duygularını çiğneyen bir varlık değilsin!