İlk bakış, ilk heyecan, ilk mektup. İlk uykusuz gece, ilk defa gökyüzüne salıncak kurup dünyanın hay huyuna yüz çevirmedir aşk. "Sana kalbim kadar temiz bu satırları yazmadan önce; çok güzel olduğunu söylemek istiyorum" diye başlayan, pembe kâğıtlara, mavi kâğıtlara yazılan liseli mektuplardır.
Yetmişli seksenli yıllardır. Hatıra defterleridir. Tertemiz ilk gençliklerdir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Eğrisi büğrüsüyle mihnetlere tahammül göstererek açmaktır perdelerimizi yeni gelen güne
Ya da kırılgan dizelerin şairi Cahit Sıtkı'nın
kılavuzluğudur
"ne doğan güne hükmüm geçer,
ne halden anlayan bulunur;
ah aklımdan ölümüm geçer;
sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.
Ve gönül tanrısına der ki:
-pervam yok verdiğin elemden;
her mihnet kabulüm, yeter ki
gün eksilmesin penceremden!"
Yahya Kemal aşkın şairlerinden biridir elbet. Orhan Veli sırılsıklam tutulmuştur.
Ziya Osman Saba için de derûnî bir şeydir aşk. Necip Fazıl'ın canıdır, cancağızıdır.
Attila ilhan bütün sokaklarıyla, iskeleleriyle, karanlığıyla sevmiştir sevince.
Cemal Süreya, dünyaya aşk için gelmiştir. İsmail Kılıçarslan kötü şiir okur, fakat çok güzel şiirler yazar. O diyor ki:
"kalan yalnızlık vardır artık akşamlardan televizyon yalnızlığı renk yalnızlığı insan şiir çekilmektedir köhnemiş rüyalarımızdan geveze ve umutsuz şizofren ve unutkan cinnet modern kır kahvelerinde hafta sonu romantizmi"