Aşk, memlekettir...
Saçındaki kına çıkmamışken, ölüme nişan kıymaktır siperin birinde.
Mâbedinin göğsüne namahrem eli değmesin diye ölüp ölüp dirilmek, sonra yine ölmektir, yine ölmektir. Şehadetleri dinin temeli ezan susmasın diye, ebedi inlesin diye, düşmanın gemisinden yağan top mermilerini avuçlarında eritmektir aşk. Aşk, Gâvur Dağı'ndan aşağı inerken bir kınalı mendili göğsünün üstüne zırh kılabilmek, kalkan eyleyebilmektir.
Sene 1922'dir ve aşk masum bir memleket sevdasının yaktığı çerağların ortasında ateşböcekleri gibi ölüme yürümektir.
Aşk, kahramandır. Gerisi yalan...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Aşk, hakikattir.
Balların balını bulmaktır. Kovanımız yağma olmuş ne gam
Özün özüne, her şeyin künhüne varmaktır.
"Aşk imiş her ne var alemde" diyebilecek noktaya varmaktır.
Dünyanın niçin yaratıldığını merak etmekten "dünya ne güzel yaratılmış..." cümlesine geçmektir.