Yürüyen kişi toprağın evladıdır. Her adım yer çekimine boyun eğmektir,her adım bağlılığı gösterir ve toprağı, vaat edilen ebedi istirahatgahıymış gibi döver. Öte yandan yürümek acı vericidir, yılmadan çaba göstermeyi gerektirir. Bir kutsal mekâna acıyla arınmadan yaklaşılmaz ve yürümek sonsuza dek ebedi bir çaba ister.
Ben keyfimce yürümeyi, canım istediğinde de durmayı tercih ederim. Bana seyyar bir yaşam gerek. Güzel bir havada, güzel bir ülkede telaşa gelmeden yol yürümek ve yürüyüşün sonunda da hoş bir manzarayla karşılaşmak, onca yaşam tarzı arasında zevkime en uygun olanı.