Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Anısı işsizliktir/ Acısı bilincidir/ Bıçağı gözyaşıdır kurumakta olan/ Gülemiyorsun ya, gülmek/ Bir halk gülüyorsa gülmektir/ Ne kadar benziyoruz Türkiye'ye Ahmet abi".
Çoğu kez, çalıştığım sıralarda, güzel bir düşünce gelir aklıma, az bulunur bir imge, kusursuz bir iki dize ve onları unutmak zorunda kalırım, çünkü büro işleri bekleyemez. Sonra eve döndüğümde, biraz dinlendikten sonra onları anımsamaya çalışırım ama boşuna. Doğrusu da budur. Sanat şöyle der sanki bana: Ben, geldiğinde kovulabilen, çağrıldığında da yeniden gelen bir hizmetçi değilim. Dünyanın en büyük Hanımefendisiyim ben. Ve sen, zavallı güzel evin, güzel giysilerin ve zavallı iyi konumun için beni yadsıdıysan- sefil hain- o zaman bununla yetin ( nasıl yaparsın bilmem!) ve yalnızca beni karşılamaya hazır olduğun o çok ender zamanlarda geldiğimin farkındaysan, eşikte dur ve bekle beni, o her gün bulunman gereken yerde.
Haziran 1905