"Kirli ayaklarınızın bastığı şu toprakların her zerresinde bir damla Türk kanı karışıktır. Her bucağında bir atanın mezarı vardır.
Adı belli olmayan zamanlardan beri, Türkler bu topraklarda yaşamaktadır. Türk bu topraklara, bu topraklar da Türk'e ısındı, kaynadı. Sade siz değil, bütün dünya bir araya gelse, bizi bu topraklardan ayıramaz.
Sen hiç ömründe 'Türk esir yaşayamaz' diye duymadın mı? Namus ve hürriyet için tereddüt etmeden ölüme atılmak, bizlere, Ağustos ayı sıcağında soğuk su içmekten daha tatlı gelir.
Sizler ise, canı kıymetli insanlarsınız.
Bir an evvel topraklarımızdan savuşup gidiniz.
Yoksa kıyarız canınıza!"
Şahin Bey
"Bazı kadınların içinde pehlivan saklıdır. Bazı erkeklerin içinde korku korkak bir kadın saklıdır. Kemer belindir, çizme ayağın, börk başındır, mademki burası bizim vatanımız, biz de vatanın olmalıyız" diyordu.
Saray tam teslimdi ama teslim olmayı aklının ucundan geçirmeyip, vatanın istiklali için seve seve ölmeyi göze alanlar da vardı.
Onlar, Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarıydı.
Onlar, yurdun dört bir yanında "ya istiklal, ya ölüm" diyerek and içmiş Kuvayı Milliyecilerdi.