Gençler artık hiçbir şey öğrenmek istemi-
yorlar, bilim geriliyor, tüm dünya tepetaklak olmuş, kör-
ler körleri yönetiyor ve onları uçuruma sürüklüyorlar,
kuşlar, daha uçmayı öğrenmeden yuvadan ayrılıyor, eşek-
ler çalıyor, öküzler oynuyor.
Hıristiyanlığın kutsal kenti bir sirke
da bir geneleve dönüşmüştü; adına cumhuriyet dense de,
bir cumhuriyet değildi; silahlı çetelerin saldırısına, şiddet
ve yağmaya uğruyordu. Din adamları, laik yargının dışında
kaldıklarından, gözü dönmüş haydut çetelerine başkanlık
ediyor, elde kılıç, soyuyor, günah işliyor, haksız kazanca da-
yalı ticaret örgütlüyorlardı.
Gün kavramı eksildi benden. Hangi gün hangi güne denk geliyor kestiremiyorum artık. Her uyanış acı bir inilti ve sonra... sonrası da yok aslında. Sonralar yine bildiğimiz gibi.