CoCo

CoCo
Ne kadar terk edersen o kadar ölürsün!
Puan vermedi
Uzun zamandır okuduğum en iyi kitap... Koku - Eksikliğin Yarattığı Deha "İnsan her zaman kendinde olmayanı arar." Patrick Süskind'in Koku romanı, benim için sadece bir hikâye değil; insanın eksikliğinden doğan dehanın anlatısıydı. Grenouille'u bir canavar olarak değil, eksikliğinin peşinde koşan bir dahi olarak gördüm. Kokusuz doğmuştu, ama bu yokluk onu diğer herkesten farklı kıldı. insanlar kokularıyla yaşarken, o kendi kokusunun peşinde bir ömür harcadı çünkü insan her zaman kendinde olmayanı arar. İdam sahnesinde onu gördüğümde şaşkına döndüm. Ölümle yüzleşecekken, tek bir damla kokuyla bütün insanlığı dize getirdi. O anda korkmadım, tiksinmedim; sadece hayranlık duydum. Çünkü o, kazanmak için değil, var olmak için yaratmıştı. Grenouille hiçbir zaman yaşamaktan kaçmadı; sadece insan olmayı reddetti. Ve belki de bu, onu yok eden değil ölümsüz kılan şeydi. Kitap bittiğinde içimde garip bir sessizlik kaldı. Sanki Süskınd bana "kusursuzluk insani olduğunda anlam kazanır" demek istedi. Grenouille'un hikâyesi bana eksiklikten doğan gücü hatırlattı; çünkü bazen insanı insan yapan şey, tamamladıkları değil eksik bıraktıklarıdır.
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201927,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi
Üniversitesideyken bir iki kere dayatma ile okuturdukları bu kitaptan zamanında hiç bir verim alamamıştım. Bu da baskı ve zorlama ile hiç kimseye hiçbir şeyi sevdiremeyecegimizin kanıtı olsun. Lakin dün itibariyle kendi gayet özgür irademle elime alıp biraz da irdeleyerek okuduğum bu kitabı, yurttaşım diyebilecek herkese tavsiye ediyorum. İsteyerek okursanız verim alırsınız arkadaşlar. Petrov 20.yüzyıl başında Rusya’nın en tanınmış papazlarından, en çok okunan halk yazarlarından birisidir. Görüşleri nedeniyle kiliseden kovulduktan sonra kendisini tamamen yazarlığa vermiş, gazeteci ve hatip olarak kitleleri etkilemeyi sürdürmüştür. Ekim Devrimi gerçekleştiğinde ülkeden kaçmak zorunda kalmis ve Yugoslavya ' ya yerleşmiş. Yugoslavya 'da pek çok eser kaleme almış. Eserleri, Sovyet döneminde ülkesi Rusya’da yasaklanmıştır ancak Türkiye’de etkili ölmüştür ve o dönemdeki aydınlarını etkilemiştir. Zaten etkilememesi mümkün değil yoktan var etmenin en güzel örneği diyebilirim. Neyse kitabın içeriğine gelecek olursak "Beyaz Zambaklar Ülkesi" genel itibariyle toplumsal olarak Finlerin nasıl kültürel değişim yaşadıklarını, nasıl bir gayretle her şeyi güzelleştirdiklerini anlatıyor. İki milyonluk Finlandiya’nın muhteşem kalkınma ve gelişme hikâyesini konu etmektedir. Kitapta bataklık ve kayalıklar arasında yer alan, doğal kaynak fakiri bu küçük ülkenin ayağa kalkarak, yoksulluktan kurtulması ve siyasi, ekonomik ve kültürel açıdan gelişmiş bir refah toplumuna dönüşmesinin hikayesi anlatılmaktadır. Kitaptan alıntıdır; Snelman bir Fin aydınıdır ve konuşmalarında aydınlara şöyle sesleniyordu : “ Aydın olmak gösterişli bir kıyafet giymek yahut kolalı bir yaka ve modaya göre şapkayla dolaşmak değildir. Aydınlar halkın beynidir. Aydın olarak sizlerin vazifesi halkın zekasını,
Beyaz Zambaklar ÜlkesiGrigory Petrov · Ayrıntı Yayınları · 2020124,9bin okunma
7/10
·355 syf.·
2020 18. kitabı
Merhaba... Roman, Amerika'nın güneyinde yaşanan ırkçılığı ve eşitsizliği bir çocuk kahraman, Scout Finch'in gözünden anlatıyor. Harper Lee, yalın ve çarpıcı diliyle adalet, özgürlük, eşitlik ve ayrımcılık gibi konuları, Scout'un büyüyüş öyküsüyle birlikte do- kuyarak iyilik ve kötülüğü hem bireysel hem de top- lumsal düzeyde mercek altına alıyor. Bir zencinin haksız yere suçlanması üzerinden gelişen olaylar; ön yargılar, riyakârlık, sınıf ve ırk çatışmalarıyla beslenen küçük Amerikan kasabasının sınırlarını aşıp insanlar arası ilişkide adaletin ve dürüstlüğün önemini anlatan evrensel bir hikâyeye dönüşüyor. Her kesime hitap eden azıcık vicdan muhasebesi yaptıracak nitelikte... Okuyunuz! Kitabi cok uzun zaman önce okumuştum üzerinden bir yıla yakın Zamn geçti. Bugün bi arkadaşla kitap üzerinden minik bir sohbetimiz oldu umarım o arkadaş bu kitabı ve bunun gibi nicesini okur ve vicdan muhasebesini tekrar gözden gecirir.
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Sel Yayınları · 201488,8bin okunma
9/10
·360 syf.·
2021 43. kitabı
Bu zamana kadar okurken çok çok eğlendiğim iki kitap var; biri Cervantes'in   Don Quijote, biri de aha bu Murtaza. O kaaaadar keyifli bir kitaptı ki bitsin ıstemedim. Kıyamayıp günlere ayırıp okumak istedim ama mümkün değil eğlenmeye nasıl ihtiyacım varsa kitabi elimden düşuremedim. Gayet akıcı bir kitap tabiri caizse tek solukta okunacak amaaaa etkisi bana göre bir ömür sürecek lezizzz bir şaheser... Daha kitabin başındayken bu da bizim  Don Quijote dedim, kaldı ki yazarımız da kitabin belirli yerlerinde Murtaza' yi Don Quijote benzetmistr. Don Quijote gibi, Murtaza da değişen toplumsal ya- pının, insan ruhunu zedeleyen sonuçlarının bir kurbanıdır. Murtaza gülünç duruma düşme pahasına toplumun değişimine direnen, aklın, mantığın, teknolojinin, kapitalizmin değil, saf insanlık halinin yanında duran bir karakterdir.( aslında karakter demek de doğru bir tabir değil çünkü Murtaza,  kendi coğrafyasini  aşmış dunyaya mal olmuş bir tip haline gelmiştir.) Don Quijote da Murtaza'yi da hasta olarak nitelendirirsek ki bana göre değil. Çünkü  her iki tip  de hastalık adı altında hasta düşmüş  toplumla savaşıyor. İnceleme biraz Don Quijote - Murtaza benzerlikleri gibi oldu ama hali hazırda her iki kitabi okuyanlarımiz bilir, Don Quijote kitap boyunca yel degirmenleri ile savaşırken bizim Murtaza da  değişen toplumsal yapının içinde gitgide eriyen cahil u cühela halk ile savaşti durduuuu. Her iki kitap da güldürdü, yüreğimizi burktu, bizi kırdı, üzdü, düşündürdü... düşündursun dee olmayan uykularımiz biraz daha kaçsın.
MurtazaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20184,592 okunma