Önümde geçilecek mesafenin pek az kaldığına inanmak lazım gelince bende de böyle gerilere doğru gitmek, gözlerimi çevirerek arkada bırakılan hayata, o hayatın manzaralarına, simalarına bakmak ihtiyacı uyanıyor ve ne zaman bu geçmiş zamanı yeniden bir nefesle diriltmeye imkân bulunursa bundan lezzetine kanılamayacak bir zevk duyuyorum.
İnsanın önünde aşılacak yol pek kısa kalınca, daha yaşanabilecek günlerin sayısı azala azala artık sona yaklaşınca geçmişi düşünerek gözlerin gerilere doğru çevrilmesinde büyük bir haz duyuluyor; bu sayede hayat tersine, arkada kalmış bir dünya da uzatılmış oluyor.
Güzel İhsan bu evlilik işinin böyle hep yarıda kalmasına artık alışmıştı. Yirmi beşini, sonra otuzunu aştıktan, hele şimdi otuz beşine el attıktan sonra nihayet, akşam rakısıyla ve mezeleriyle, çeşit çeşit öğle yemekleriyle kendisini dünyanın en bahtiyarlarından biri saymaya başlamıştı.