Peyami Safa (her ne kadar Server Bedi mahlasıyla yazsada) denince bu kitap pek akla gelmez. Elinize aldığınızda incecik bir kitap izlenimi verirken içine dalınca bitmesin denilebilecek bir hikaye karşılıyor insanı...
Ben karışmıyordum. Hatta başlarında da bulunmuyordum. Narin bakıyordu. Ben yalnız işin ucu keseye dayanınca evvela feryadı, sonra da parayı basıyordum.
"Üstat, mükemmel bir romancı gibi konuşuyorsunuz."
"Doğrusunu isterseniz romanı ve romancıları çok severim. Bunlar bana en yakın insanlardır. Diyebilirim ki, benden sonra, yalan uydurmayı en çok bilen onlardır."
"Teveccühünüz."
"Hakikati söylüyorum. Yoksa ben kalkıp da esrarımı size anlatmazdım. Zorum ne? Fakat sizlere karşı çok zaafım var."