Başarıları ve malvarlıkları onu daha büyük bir insan yapmaz; aksine, üretimin "adaletli" dağılımı kuralı altında çalışan fabrika işçisinin kaderinin de bize apaçık gösterdiği gibi, bu insan küçüktür.
İman sahibi kişi kendini desteklemek için bu dünyaya ait olmayan bir otoriteyle ilişkisine güvenmek zorundadır. Buradaki kriter belli bir imana sadece sözde bir bağlılık göstermek değil, bireyin yaşamının sadece egosu, onun fikirleri veya sosyal faktörler ile belirlenmediği ve en az bunlar kadar önemli olan, fizikötesi, aşkın bir otorite tarafından belirlendiği psikolojik gerçeğidir.
Dahası, kitleler içinde bulundukları, biçimden yoksun, kaotik ortamı telafi etmek için daima bir "Lider" üretirler ve tarihte birçok örneğini gördüğümüz gibi, bu lider mutlaka sonunda kendi şişirilmiş ego-algısının kurbanı olur.