B

B
@Cognosce
The cold water does not get warmer, if you jump late!
BSc.
52 okur puanı
Ocak 2024 tarihinde katıldı
İnsan, onlara erişemediği sürece günlük maddi istek ve özlemlerine değer verir, erişince de boşluk ve anlamsızlığa düşer. İnsanın ülküsü, özlemi, öylesine yüce olmalıdır ki bir noktaya bağlı kalmasın. Yoksa bu ülkü, duruş ile, durak ile sonuçlanır ve duruş da anlamsızlık ve boşluk bunalımına iletir.
Reklam
Niçin oz zindanından çıkamıyor peki? Bu zindandan kurtulmak zordur çünkü. Zordur, çünkü üç önceki zindanın benim varlığımı çevreleyen dört duvarı vardı ve ben orda tutsaktım. Tutsak olduğumun bilincinde idim. Yerçekimi gücünün varlığını ve uçamayacağımı biliyordum. Bunun bilincinde idim, hatta göçebe olduğum dönemlerde bile bu bilincim vardı. Irmak kenarında olduğunu, şu halde ister istemez balıkçılıkla geçinmem gerektiğini, yöremde yalnızca orman bulunduğunu, şu halde yazgımın avcılık olduğunu biliyordum. Bu zorlayıcı güçleri geçmişte duyumsuyordum. Ne var ki bu dördüncü zindanın duvarları çevremi kuşatmıyor. Bu zindanı kendimle birlikte taşıyorum.
3+1 Zindan
İnsan ilk zindandan, «Doğa» zindanından, bilin-cini, irade ve yaratıcılığını, Doğa'yı tanımakla yani bilimle kurtarabilir ve elde edebilir. İkinci zindan olan «Historizm» zindanından Tarih Felsefesini ve Tarihsel determinizmin nasıl yönlendirilebileceğini kavramakla, Tarih bilimi ile kurtulabilir. Üçüncü zindandan, «Sosyolojizm» den, Toplumsal Düzen zindanından da bireyler yine bilim ile kurtulabilir ve kendi toplumsal düzenlerinin kurucusu olabilirler.
Çünkü toplum düzenlerinin döktüğü kalıplar içinde koşullanıp biçimlenmiş idiler ve bu kalıplar içinde düşünüyorlardı. Fakat bugünün insanı bilinçli bir şekilde dinini seçebilir ve yine bilinçli olarak yadsıyabilir. Din, Toplum'un bireye sunduğu ve yüklediği etken ve güçlerden biridir. Ne var ki çağdaş insan kendisine sürekli egemen olmuş bulunan din ve toplumsal düzenler karşısında seçim yeteneğine sahiptir. Yadsıyabilir ve seçebilir, benimseyebilir, kuşku duyabilir. Üretim düzenleri, sınıf ilişkileri, aile ve topluluk ayrıcalıkları, bunların tümü bilinçli çağdaş insan karşısında artık eskisi gibi güçlü değildir. Bozulup yıkılması, ebedi, değişmez, egemen, kutsal, gökten inme gerçekler olarak değil, insanın üzerinde düşünebileceği, karar verebileceği, benimseyip seçebileceği veya yadsıyabileceği görüngüler (fenomenler) olarak ele alınmaktadır.
Yalnızca söylemek istiyorum ki bir hayvan türü olarak insan (beşer) Sosyolojizm'in, Naturalizm'in, Historizm'in esiridir. İnsan olma sürecine girmiş ise, giderek ve aşamalı olarak bu baskılardan kurtulur ve özgür olur.
Reklam